Kelimeler arşivi içinde; başında "eğere" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. eğere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eğere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eğere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EĞERE
Eğer, şayet.
EĞEREK
Keten tohumu.
EĞEREMEK
Sıcakta hayvanları gölge altına toplamak. Eğer, şayet: Eğeremek ben bu işi yapmazsam yazıklar olsun bana.
EĞEREM
Eğer, şayet.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖNÜMCÜL
Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan.
SÜRÜNMEK
Karnı üzerinde sürünerek gitmek. Yoksul ve perişan yaşamak. Bir şeye değerek geçmek, geçerken değmek. Başıboş, sahipsiz kalmak. Kendi üzerine koku, krem vb. sürmek. Sürünme işine konu olmak.
KIĞIŞTI
Kuru yaprakların ya da sert cisimlerin birbirine değerek çıkardıkları ses. Kuruyan dalların yel estikçe çıkardığı ses için. Hışırtı.
ÇEVRİLGENLİK
Paranın serbestçe dövize çevrilebilirliği, konvertibilite. Herhangi bir ikitisadi değerin serbestçe bir başka iktisadi değere dönüştürülebilme özelliği.
DEĞSİRİ
Değerek, sıyırarak.
KAĞIŞTAMAK
Çok kuruyarak katılaşmak. Kuru şeyler birbirine değerek ses çıkarmak.
ÇAVDIRMA
Tarlayı baştan savma sulama. İsabetsiz anlamında kullanılır: Kurşun çavdırma gitti. Akar suyun kollara ayrıldığı yer, savak. Eğere bağlı kolanın çok sıkılmasından, hayvanın karnında meydana gelen şişlik.
MELCEŞMEK
İp, tel ve benzerleri şeyler birbirine dolaşmak, karışmak. Elektrik telleri birbirine değerek kontak yapmak.
MALUK
Boyunduruk kayışının ucuna takılan ağaç çivi. Çarık dikmeye yarayan ucu sivri ağaç. Kolanı semer ya da eğere bağlamaya yarayan tahta makaralar. (Beyceli Fatsa Ordu).
İZONİTROJENİK
Yemlerin protein bakımından dengelenmesi, eşitlenmesi. Protein bakımından eşit değere sahip diyetler.
KONKURDAŞMAK
Ağaç yaprakları birbirine değerek ses çıkartmak, hışırdamak.
DEĞPİRİ
Değerek, sıyırarak: Kurşun girmemiş, çeneden değpiri geçmiş.
EYMECE
Ucuna hamur ya da et takılıp balık avlamak için kullanılan demirden yapılmış, yarım daire şeklinde bir çeşit olta. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. Eklem yerleri: Eymecelerim çok ağrıyor.
EĞMALACIK
Yaylalara çıkanların çam dallarını eğerek yaptıkları sığınak.
DÖNÜŞÜL
Bir faz özellik ya da yapı dönüşümünün etkilendiği değere ilişkin.
SİNİZM
İnsanın erdem ve mutluluğa, hiçbir değere bağlı olmadan bütün gereksinmelerden sıyrılarak kendi kendine erişebileceğini savunan Antisthenes'in öğretisi, kinizm.
EĞERLİK
Eğere benzeyen kaya ve dağ sırtlarına denir.
KAĞIŞDAMAK
Kuru şeyler birbirine değerek ses çıkarmak.
GUBURLUK
Eğere takılan araç çantası. (Bilecik).
EYMEÇ
Baston. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. İki tekerlekli öküz arabalarında yüklerin düşmemesi için çakılan eğri ağaç. Kıvrıntı, viraj. Kesilmiş körpe ağaçların, üstündeki kabukları soyulduktan sonraki hali. Üç ya da dört kat olan yün. Pantolonun önündeki düğmeli ya da fermuarlı kısım. Bastona benzeyen deynek. (Yeşilköy Gelendost Isparta).