Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eğer" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eğer ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eğer olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eğer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖRNEKLEMDEĞER
SAYGIDEĞER, SÜRÜMDEĞER, SEVGİDEĞER, EVRENDEĞER, ÖNTÜMDEĞER
TEPEDEĞER, ISILDEĞER
KANDEĞER, ÜNÜDEĞER, TÜMDEĞER, PEKDEĞER, GÜNDEĞER, GİZDEĞER, GÜLDEĞER, BAĞDEĞER, CANDEĞER
GÜDEĞER, UÇDEĞER, MELEĞER, EŞDEĞER, ÖZDEĞER
CEĞER, MEĞER, TEĞER, BEĞER, SEĞER, LEĞER, DEĞER
EĞER
Şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime, şayet.
ÜNÜDEĞER
Ününe yakışır nitelikte olan kimse.
SEVGİDEĞER
Sevilen, değer verilen kimse.
GÜLDEĞER
Gül gibi değerli olan.
SÜRÜMDEĞER
Bir alıcının, bir satıcıya, özgür pazar koşulları içinde, toprak karşılığında ödemeye istekli olduğu ve genellikle, kamulaştırma işlemlerinde, vergileme amacıyla yapılan yazımlarda kullanılan değer.
PEKDEĞER
Çok değerli, çok kıymetli.
TÜMDEĞER
Bir malın üretiminde, yapımında kullanılan doğal özdek ve işçilik ile makine, aşınma payı, genel giderler için yapılacak ödemelerin tümü.
GÜNDEĞER
Erzurum ilinde, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kilis kenti, Musabeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Malatya şehrinde, Pütürge ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KANDEĞER
Eşsiz, değerli.
GİZDEĞER
E bir düzgeli uzay, bir doğrusal dönüşüm, birim dönüşüm olmak üzere, dönüşümünün tersim varlamayan sayısı. K oyutu üzerinde bir V doğrusal uzayı ile bir doğrusal dönüşümü verildiğinde, belirli bir öğesi için, eşitliğini sağlayan sayısı.
TEPEDEĞER
Bir dizi ya da dağılımda en yüksek sıklık gösteren ve dağılımın dizgesinde tepe noktasına karşılık olan değer.
SAYGIDEĞER
Kendisine saygı gösterilmeye değer, muhterem.
ÖNTÜMDEĞER
Önceden sayışımı yapılarak oranlanan tümdeğer.
EVRENDEĞER
Evrenden hesaplanan ya da örnekleme yoluyla kestirilmek istenen, evrenin ayırıcı bir niteliğine ilişkin değer. Örneğin, evrenin ortalaması. Örneklemeyle kestirilmeye çalışılan bir ayrıtın evrendeki gerçek değeri.
ISILDEĞER
Birim ağırlıktan ya da oylumdaki yakıtların yanmaları sonucu elde edilen ısı niceliği.
ÖRNEKLEMDEĞER
Örneklemedeki değerlerden bulunan bir değer. Ortalama, değişke ve benzerleri. kümesi X olasılıksal değişkeninden alınmış bir rasgele örneklem ise, Y = g işlevi. Bu işlev, bilinmeyen bir değiştirge içermez. bağımsız olasılıksal değişkenleri belli bir olasılıksal dağılımı olan X olasılıksal değişkeni ile aynı dağılımlı ise 'ye X'den bir rasgele örneklem adı verilir.
Bu bölümde tanımı içerisinde EĞER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
AHLAKÇA
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
ALDIRMAK
Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ALTIN
Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
ALÇALMAK
Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
ALÇALTMAK
Alçak duruma getirmek. Değerini azaltmak.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
AMİN
Amonyaktaki hidrojen yerine, tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adı.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.