Kelimeler arşivi içinde; başında "ezgil" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. ezgil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ezgil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ezgil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EZGİLENDİRMEK, EZGİLEŞTİRMEK
EZGİLEŞTİRME
EZGİLENMEK, EZGİLEŞMEK
EZGİLEMEK, EZGİLENME, EZGİLEŞME
EZGİLİ
EZGİL
EZGİL
Muşmula. Şanlıurfa şehrinde, Suruç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EZGİLİ
Ezgisi olan, melodik.
EZGİLEŞME
Ezgileşmek işi.
EZGİLENDİRMEK
Sesi ezgili yapmak.
EZGİLENMEK
Ezgi özelliğini kazanmak.
EZGİLEMEK
Geciktirmek. Bir işi inceden inceye düşünerek yapmak.
EZGİLEŞTİRME
Ezgileştirmek işi.
EZGİLENME
Ezgilenmek durumu.
EZGİLEŞMEK
Ezgi durumuna gelmek.
EZGİLEŞTİRMEK
Ezgileşme işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZGİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EPEYSODYON
Antik Yunan tragedyasında koronun ezgileri arasındaki söyleşmeli bölüm. bk. oluntu. Antik tragedyalarda koro ezgileri arasında oynanan dialoglu bölüm. Ana olaya bağlı, onun daha iyi belirmesi için gerekli ikinci derecede olay. (Oluntu). Ekspresyonist ve epik oyunlarda görüntü bölümleri.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
TÜRKÜ
Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume.
ARİF
Çok anlayışlı ve sezgili (kimse).
HOYRAT
Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı. Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı bir biçimde. Güneydoğu Anadolu'da ve Irak'taki Türkler arasında tek başına söylenen bir tür ezgili deyiş.
MELODİK
Ezgili.
ŞARKI
Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet.
SEZAL
Sezgili kimse.
ELHAN
Obur. Nağmeler, ezgiler. Afyon şehrinde, Emirdağ belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BESTE
Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü.
MORİTAT
Bank ezgicileri'nin tekdüze melodili öykülerine verilen ad. Bu öykülerde daha çok suç işleyenler, felakete uğrayanlar, öldürenler ve öldürülenler yer alır. Öykü çeşitli ilkel çizimlerle desteklenir. Alm. Morttat (Cinayet) sözcüğünden gelmedir. Ezgilerde "Moritat" biçimini almıştır. Laternacıların ve sokak ezgicilerinin korkunç olayları resimlerle gösterirken her birine birer deynekle de işaret ederek, resme uygun, çok yalın dizeli ezgiler söylerler. Bu halk gösterileri çağdaş tiyatroya geçmiştir, ilk olarak da Almanya'da Frank Wedekini kullanmıştır. Bertold Brecht de çok karakteristik bir biçime çevirmiştir. Örn. B. Brecht: "Dreigroschen Oper" (Beş paralık Opera) adlı yapıtının baş ezgisi.
PARTİ
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.
DİTİRAMBOS
Dionyzos şerefine söylenen, onun yaşamından, acı, tatlı, açık saçık serüvenlerinden söz eden koro ezgileri.
GEZİNTİ
Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.
DİTRAMBOS
Tanrı Diyonizos onuruna söylenen, onun yaşamından, acı ve tatlı serüvenlerinden söz eden, kimi kez ciddi kimi kez de açık saçık ezgiler.
ŞAKIMAK
Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek, şakramak, terennüm etmek. Çok konuşmak, çenesi düşmek. Güzel şarkı söylemek veya şiir okumak.
SEZGİSEL
Sezgili.
RAPSODİ
İçinde, Homeros'un şiirlerindeki olaylardan birini işleyen şarkı veya parça. Genellikle halk türkülerinden ve millî ezgilerden oluşturulmuş müzik eseri.
EREN
Ermiş. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.
SOLFEJ
Müzik ezgilerinin nota adları ile ses ve süre değerlerine uygun bir biçimde söylenmesi. Notaları değerlerine göre seslendirmeyi amaçlayan müzik çalışması.