Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ezgi" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ezgi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ezgi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ezgi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EZGİ
Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi. Üzüntü, sıkıntı. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. Gidiş, yol, tarz, tempo. Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi.
EREZGİ
Kapılara konulan tahta ya da demir sürgü.
LEZGİ
Sersem, beceriksiz. Eğri burun. Tek dolma tüfek. Erkek, kadın karışık oynanan bir halk oyunu.
ÇEZGİ
Halı, dokuma tezgâhlarına gerilen sıra ipler. Dokuma tezgahındaki gergin ipler. (Refahiye Ezincan).
SEZGİ
Sezme yeteneği, feraset. Gerçeğin deneye veya akla vurmadan doğrudan doğruya kavranması.
BEZGİ
Süs, bezek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BESTE
Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü.
DIRDIR
Bezginlik verecek biçimde söylenen söz.
ÇERGİCİ
Pazarlarda sergi açan gezginci esnaf.
BEZGİNLEŞMEK
Bezgin duruma gelmek.
EH
"Olur, peki veya fena değil" anlamlarında kullanılan bir söz. Bezginlik anlatan bir söz.
EREN
Ermiş. Olağanüstü sezgileriyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimse.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
BEZGİNLEŞME
Bezginleşmek işi.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
BEZGİNLİK
Bezgin olma durumu, usanç, yorgunluk.
EZGİLENMEK
Ezgi özelliğini kazanmak.
ARİF
Çok anlayışlı ve sezgili (kimse).
BİZAR
Tedirgin, bezmiş, usanmış, bezginlik getirmiş bir biçimde.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AHENK
Uyum. Uzlaşma. Ezgi.
EZGİLEŞTİRMEK
Ezgileşme işini yaptırmak.
ELAMAN
Bezginlik ve sızlanma anlatan bir söz.
EZGİLENME
Ezgilenmek durumu.
BOZLAK
Orta ve Güney Anadolu'nun birçok bölgesinde bir türkü ezgisi. Bu ezgiyle söylenen, konusu acıklı türkü.
BEZMEK
Bezgin duruma gelmek, bezginlik getirmek, bıkıp usanmak.