Kelimeler arşivi içinde; başında "ezber" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. ezber ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ezber ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ezber olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EZBERLEYEBİLMEK, EZBERLETEBİLMEK
EZBERLEYEBİLME, EZBERLETTİRMEK, EZBERLETEBİLME
EZBERLETTİRME
EZBERLETMEK, EZBERLENMEK
EZBERLEYİŞ, EZBERLETME, EZBERLENME, EZBERLEMEK, EZBERCİLİK
EZBERLEME
EZBERDEN
EZBERCİ
EZBERE
EZBER
EZBER
Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma. Ezber edilecek ders. Ezberleme ve akılda tutma yeteneği.
EZBERDEN
Ezberleyerek, ezberlemiş olarak.
EZBERLETTİRME
Ezberlettirmek işi.
EZBERLETME
Ezberletmek işi.
EZBERLEYEBİLMEK
Ezberleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EZBERCİLİK
Ezberci olma durumu.
EZBERLENMEK
Ezberleme işi yapılmak.
EZBERLETEBİLMEK
Ezberletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EZBERLEME
Ezberlemek işi.
EZBERLEMEK
Bir şeyi olduğu gibi akılda tutmak, ezber etmek, hıfzetmek.
EZBERLETEBİLME
Ezberletebilmek işi.
EZBERLETMEK
Ezberlemesini sağlamak.
EZBERLEYEBİLME
Ezberleyebilmek işi.
EZBERLENME
Ezberlenmek işi.
EZBERLETTİRMEK
Ezberleme işi yaptırmak.
EZBERLEYİŞ
Ezberleme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZBER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUTMAH
Tutmak, yakalamak. Ezberlemek, hıfz etmek.
İNEKÇİ
Sütünü ve süt ürünlerini satmak için inek besleyen kimse. Ezberci, ezberleyerek öğrenen öğrenci.
HIFZETMEK
Saklamak. Aklında tutmak, bellemek, ezberlemek.
EZBERE
Ezberleyerek, bir yerden okumayarak, bir yere bakmayarak. Aslını, gerçeğini anlamadan, bilmeden, düşünmeden, incelemeden.
HIFIZ
Saklama. Ezberleme, akılda tutma.
HIFZİYE
Saklama, koruma ile ilgili. Ezberleme, akılda tutma.
ÇELİNMEK
Takılmak: Zihnim çelindi şimdi hiç ezberleyemiyorum. Takılıp düşmek: Kütüğe ayağım takılarak çelindim, yüzüm gözüm sıyrıldı.
İNEKLEMEK
Çok çalışmak, ezberleyerek öğrenmek.
HAFIZLAMAK
Çok çalışmak, ezberlemek, ineklemek.
MANASÇI
Kırgızlar arasında, Manas destanını ezbere anlatan sanatçı.
SİNÇETMEK
Öğrenmek, bellemek, ezberlemek.
REPERTUVAR
Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi. Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi. Birikim. Dağarcık.
HAFIZLIK
Hafız olma durumu. Ezbercilik, bir şeyi anlamadan öğrenme özelliği.
KINITMAK
Dadanmak, tutkunlaşmak. Bir şeyi, bilgiyi olduğu gibi ansımak, ezberlemek. Kovmak : Hasan şu öküzü oradan kınıt ta gel.
HIFZI
Saklama, koruma ile ilgili. Ezberleme, akılda tutma.
NAHŞETMEK
Nakşetmek; ezberlemek.
SÜMİYE
El yordamıyla, kestirmeden. Gelişigüzel, ezbere, rastgele.
OĞURTTAN
Bir kezde, birden : Bir oğurttan ezberleyemem. Birdenbire, anlamadan.
HAFIZ
Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse. Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse. Koruyan, saklayan.
SUME
1.Ezber. 2.Boşa, boş yere : Sume yere çalışma.