Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eyre" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eyre ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eyre olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eyre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EYRE
Kağnı ve at arabalarının yan taraflarında bulunan dik kazıkların üzerine çakılan yatay ağaçlar. (Kadıobası, Garibçe Güdül, İlhan Ayaş Ankara).
SÜMEYRE
Meyve çağlası. Kıvrılmış yaprak.
ÇEYRE
Sellerin bıraktığı küçük taşlar.
KEYRE
Sıra, nöbet.
GEYRE
Aydın kenti, Karacasu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
HEYRE
Sincap. Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Sulu helva. Bez dokuma tezgâhı.
DEYRE
Elbise, üç etekli kadın elbisesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EYRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İLİNTİ
İki şey arasında ilgi, ilişki. Seyrek dikiş, teyel. İç sıkıntısı. İnsanlar arasındaki bağ.
LANTANİT
Birbirine çok yakın kimyasal özellikler gösteren, atom numarası 57-71 arasında olan, seyrek bulunan elementlerin genel adı.
KALBUR
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek.
LANTAN
Atom numarası 57, atom ağırlığı 138,9, yoğunluğu 6,1 olan, beyaz, havada çabuk oksitlenen, parlak bir alevle yanan, seyrek bulunur bir element (simgesi La).
ELEME
Elemek işi, eliminasyon. Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı.
İZLEMEK
Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.
GEÇGEÇ
Seyredilecek uygun bir program aramak amacıyla televizyon kanallarını tarama.
DERİŞİK
Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.
ÇEYREK
Dörtte bir. On beş dakikalık zaman. Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş. Çeyrek altın. Alman markı.
GALYUM
Atom numarası 31, atom ağırlığı 69,72, yoğunluğu 5,9 olan, 29,8 °C'de eriyen, çok seyrek bulunan, alüminyumu andıran bir element (simgesi Ga).
HAFIZALI
Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm.
KANAVİÇE
El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. Çuval olarak kullanılan kendirden veya kenevirden yapılmış seyrek bez. Bu bezin üzerine yapılmış olan işleme.
GÖZEMEK
Kumaştaki deliği örerek kapatmak. Dikilen bitkilerin seyrek yerlerini sıklaştırmak.
EKSTRAFOR
Giysilerin etek, kol, yaka parçalarına, perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten şerit.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
DİMYAT
Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.
ETAMİN
Pamuk, keten veya ipekten, seyrek dokunmuş delikli bir kumaş türü.
ENDER
Çok az, çok seyrek. Çok seyrek olarak, çok seyrek bir biçimde.
BATSAT
Ara sıra, seyrek olarak, tek tük.
ARALAMAK
İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.