Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eviri" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eviri ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eviri olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eviri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EVİRİ
Anlatıma özel bir duygu ve imge değeri katmak amacıyla, sözükleri etkileyici biçimde sıralama.
GÜVEÇETNEVİRİ
Elörgüsü çoraplarda görülen bir motif. (Yenikent Aksaray Niğde).
ÇEVİRİ
Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme.
Bu bölümde tanımı içerisinde EVİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MARİHUANA
Hindistan'da yetişen kenevirin çiçeklerinden ve yapraklarından elde edilen uyuşturucu madde (Cannabis sativa).
COBALAMAK
Hayvanları koşum veya yüke yavaş yavaş alıştırmak. Küçük çocukları kollarında evirip çevirmek.
OYNAMAK
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
TRANSLİTERASYON
Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması, harf çevirisi.
ÇEVİRMEN
Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman. Herhangi bir metni bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, mütercim.
KENDİRGİLLER
İki çeneklilerden, kendir, şerbetçi otu, Hint keneviri vb. bitkileri içine alan bir familya.
ALTYAZI
Bir film ya da televizyon görüntüsüne bindirilen ve genellikle yabancı dildeki söyleşmeyi çeviri olarak görüntünün altında veren yazı. Bir resmin, bir karikatürün altına yazılan yazı.
ÖZGÜN
Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan, orijinal, ibdai. Çeviri olmayan, asıl olan (metin), orijinal. Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan.
ESRAR
Gizler, sırlar. Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı, sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde.
IŞIKLAMA
Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi.
CAĞLAK
Parmaklık, korkuluk. Çağlayan. Suyun akıntılı yeri, su çevirisi.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
BAŞLA
Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.
AKIMSAKLAR
Elektrik gücünü kimyasal güce çevirip biriktiren ve gerektiğinde yeniden elektrik gücüne dönüştürebilen aygıt.
GEVELEMEK
Bir şeyi çiğnemeden ağız içinde evirip çevirmek. Bir sözü tam olarak ve açıkça söylememek.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
TERCÜME
Çeviri.
ÇEVİRMENLİK
Çevirmenin yaptığı iş, çeviricilik, dilmaçlık, tercümanlık, mütercimlik.
TRANSKRİPSİYON
Çeviri yazı.