Kelimeler arşivi içinde; başında "ettirme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ettirme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ettirme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ettirme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ETTİRME
Ettirmek işi.
ETTİRMEK
Etme işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETTİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAPSETTİRME
Hapsettirmek işi.
AFFETTİRME
Affettirmek işi.
AYARLATMAK
Ayar ettirmek.
AZMETTİRME
Azmettirmek işi.
GEZDİRMEK
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak. Tanıtmak amacıyla dolaştırmak. Herhangi bir biçimde giydirmek. Sürterek, değdirerek hareket ettirmek. Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek. Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak.
DAYATMAK
Dayama işini yaptırmak. Bir şeyi zorla kabul ettirmek, empoze etmek. Başkasının isteğine karşı koymak. Kendi istediğini yaptırmakta direnmek.
AKŞAMLATMAK
Akşamı yaptırmak, akşamı buldurmak veya ettirmek.
HESAPLATMAK
Hesap ettirmek.
İDAME
Sürdürme, devam ettirme.
AKSETTİRME
Aksettirmek işi.
DAYANDIRMAK
Dayanmasını sağlamak, istinat ettirmek.
ÇATIŞTIRMAK
Birbirine çattırmak, kavga ettirmek, birbirine düşürmek.
BAŞVURDURMAK
Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.
BELİRTMEK
Açıklamak, tebarüz ettirmek.
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.
GEREKTİRMEK
Gerekli kılmak, icap ettirmek, istilzam etmek.
HİSSETTİRME
Hissettirmek işi.
ALGILATMAK
Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.