Kelimeler arşivi içinde; başında "etti" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. etti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu etti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde etti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ETTİREBİLMEK
ETTİREBİLME, ETTİRGENLİK
ETTİKLEYİN, ETTİKLEYTİ, ETTİRİLMEK
ETTİKLEYN, ETTİRİLME, ETTİRTMEK
ETTİRGEN, ETTİRMEK, ETTİRTME
ETTİRME, ETTİYAC
ETTİYH
ETTİ
ETTİ
İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.
ETTİRİLMEK
Ettirme işi yapılmak.
ETTİRİLME
Ettirilmek işi.
ETTİRGEN
İşi başkasına yaptıran veya yapılmasına yol açan.
ETTİKLEYN
Söylediği, dediği gibi.
ETTİRGENLİK
Ettirgen olma durumu.
ETTİYAC
İhtiyaç.
ETTİRTMEK
Ettirme işini yaptırmak.
ETTİRTME
Ettirtmek işi.
ETTİRMEK
Etme işini yaptırmak.
ETTİREBİLME
Ettirebilmek işi.
ETTİRME
Ettirmek işi.
ETTİYH
Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılan semiz hayvan.
ETTİKLEYİN
Söylediği, dediği gibi.
ETTİREBİLMEK
Ettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ETTİKLEYTİ
Yaptığı gibi, dediği gibi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSETTİRME
Aksettirmek işi.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AZMETTİRME
Azmettirmek işi.
BELİRTMEK
Açıklamak, tebarüz ettirmek.
BİYOELEKTRİK
Canlı varlıkların ürettiği elektrik.
BAŞDİZGİCİ
Bir basımevindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.
AYARLATMAK
Ayar ettirmek.
BAŞVURDURMAK
Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.
BATAK
Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
BAŞPEHLİVAN
Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan.
CİNSİYET
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.
CADI
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.
ÇIRAK
Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse. Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.
AFFETTİRME
Affettirmek işi.
ALGILATMAK
Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
ÇATIŞTIRMAK
Birbirine çattırmak, kavga ettirmek, birbirine düşürmek.
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.
AKŞAMLATMAK
Akşamı yaptırmak, akşamı buldurmak veya ettirmek.