ETTİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "etti" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. etti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu etti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde etti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ETTİREBİLMEK

11 harfli kelimeler

ETTİREBİLME, ETTİRGENLİK

10 harfli kelimeler

ETTİKLEYİN, ETTİKLEYTİ, ETTİRİLMEK

9 harfli kelimeler

ETTİKLEYN, ETTİRİLME, ETTİRTMEK

8 harfli kelimeler

ETTİRGEN, ETTİRMEK, ETTİRTME

7 harfli kelimeler

ETTİRME, ETTİYAC

6 harfli kelimeler

ETTİYH

4 harfli kelimeler

ETTİ

Bazı kelimelerin anlamları

ETTİ

İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.

ETTİRİLMEK

Ettirme işi yapılmak.

ETTİRİLME

Ettirilmek işi.

ETTİRGEN

İşi başkasına yaptıran veya yapılmasına yol açan.

ETTİKLEYN

Söylediği, dediği gibi.

ETTİRGENLİK

Ettirgen olma durumu.

ETTİYAC

İhtiyaç.

ETTİRTMEK

Ettirme işini yaptırmak.

ETTİRTME

Ettirtmek işi.

ETTİRMEK

Etme işini yaptırmak.

ETTİREBİLME

Ettirebilmek işi.

ETTİRME

Ettirmek işi.

ETTİYH

Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılan semiz hayvan.

ETTİKLEYİN

Söylediği, dediği gibi.

ETTİREBİLMEK

Ettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ETTİKLEYTİ

Yaptığı gibi, dediği gibi.

  -   -   -  

Anlamında ETTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ETTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSETTİRME

Aksettirmek işi.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

AZMETTİRME

Azmettirmek işi.

BELİRTMEK

Açıklamak, tebarüz ettirmek.

BİYOELEKTRİK

Canlı varlıkların ürettiği elektrik.

BAŞDİZGİCİ

Bir basımevindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.

AYARLATMAK

Ayar ettirmek.

BAŞVURDURMAK

Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

BAŞPEHLİVAN

Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan.

CİNSİYET

Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.

CADI

Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.

ÇIRAK

Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse. Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse.

DARBE

Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.

AFFETTİRME

Affettirmek işi.

ALGILATMAK

Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.

ÇEVİRMEK

Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

ÇATIŞTIRMAK

Birbirine çattırmak, kavga ettirmek, birbirine düşürmek.

AYAKÇIN

Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.

AKŞAMLATMAK

Akşamı yaptırmak, akşamı buldurmak veya ettirmek.