Sonu ETMEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "etmen" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu etmen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında etmen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde etmen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BAŞÖĞRETMEN, BAŞYÖNETMEN, BAŞDENETMEN

9 harfli kelimeler

BELLETMEN

8 harfli kelimeler

GÖZETMEN, İŞLETMEN, ÖĞRETMEN, YÖNETMEN, DENETMEN, ÖRGETMEN

7 harfli kelimeler

İLETMEN, ORETMEN, ÖRETMEN, ÜRETMEN

6 harfli kelimeler

METMEN

5 harfli kelimeler

ETMEN

Bazı kelimelerin anlamları

ETMEN

Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör.

İLETMEN

Bir alan tarama sürecinde kendilerinden bilgi sağlanan sözlü kaynak.

ÖRETMEN

Öğretmen.

ÖĞRETMEN

Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime.

GÖZETMEN

Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü. Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse.

İŞLETMEN

Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.

METMEN

Merdiven.

ÖRGETMEN

Öğretmen.

ÜRETMEN

Öğretmen.

DENETMEN

Bir kuruluştaki işlerin kanun ve tüzüklere uygun olarak yürütülüp yürütülmediğini denetleyen kimse, müfettiş. Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse. Sayışımları ve işlemleri inceleyen, denetleyen kişi.

BAŞÖĞRETMEN

İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim.

BAŞYÖNETMEN

Bir filmde veya tiyatro oyununda en üst düzeyde yönetmenlik yapan kimse, başrejisör.

YÖNETMEN

Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör. Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör. Bir televizyon programını hazırlayan görevliler arasında eş güdümü sağlayan, onları belli konularda görevlendiren, yayın malzemelerini değerlendiren ve yayının görsel sorumluluğunu üstlenen kişi.

BELLETMEN

Eğitim kurumlarında etütleri denetleyen kimse, belletici.

BAŞDENETMEN

En üst düzeydeki denetmen, başmüfettiş. Meslek alanındaki bilgisi, görgüsü ve olgunluğu ile sivrilmiş, üstün çaba ve başarısı görülmüş kıdemli M.E.B. müfettişlerine verilen san.

ORETMEN

Öğretmen.

  -   -   -  

Anlamında ETMEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ETMEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DERS

Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.

BAŞMÜFETTİŞ

Başdenetmen.

BAŞMÜFETTİŞLİK

Başdenetmenlik.

BELLETİCİ

Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci.

COĞRAFYACI

Coğrafya araştırmaları yapan kimse. Coğrafya öğretmeni.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

DİREKTÖR

Yönetmen.

BAŞÖĞRETMENLİK

Başöğretmen olma durumu, başmuallimlik. Başöğretmenin yaptığı iş, başmuallimlik.

BAŞMUALLİMLİK

Başöğretmenlik.

BEDENCİ

Beden eğitimi öğretmeni.

EDEBİYATÇI

Edebiyatla uğraşan kimse, yazıncı, yazın eri. Edebiyat dersi okutan öğretmen.

AMİL

Etken, etmen, sebep, faktör.

BAŞREJİSÖRLÜK

Başyönetmenlik.

DERSLİK

Öğrencilerin, bir öğretmenin gözetimi altında, anlatma, araştırma, küme çalışması vb. yollarla ve türlü eğitim araç ve gereçlerinden de yararlanarak ders yaptıkları yer, sınıf, dershane. Ders saati süresine uygun.

BAŞMUBASSIR

Gözetmenlerin başı olan kimse.

DİREKTÖRLÜK

Yönetmenlik, müdürlük.

BAŞREJİSÖR

Başyönetmen.

EĞİTMEN

Eğitim işiyle uğraşan kimse. Kurs görerek köyde öğretmenlik yapan kimse, köy öğretmeni.

BİYOLOJİCİ

Okulda biyoloji dersini veren öğretmen.

BAŞYÖNETMENLİK

Başyönetmen olma durumu, başrejisörlük. Başyönetmenin yaptığı iş, başrejisörlük.