Kelimeler arşivi içinde; sonunda "etler" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu etler ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında etler olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde etler olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AKTİNOMİSETLER
ALANHİMMETLER, MOLLAAHMETLER, SARIMEHMETLER
UZUNAHMETLER, HACIAHMETLER, KARAAHMETLER, SARIAHMETLER
KIRAHMETLER, SPİROKETLER, OLİGOKETLER, PİRAHMETLER
ŞEREMETLER, OOMİSETLER
NUSRETLER, SEYFETLER, MİNNETLER, MEHMETLER
AHMETLER, SEMETLER, HACETLER, VELETLER
ETLER
ETLER
Antalya şehri, Gebiz bucağına bağlı bir yer.
SARIAHMETLER
Kocaeli ilinde, Kaymaz nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya şehrinde, Ferizli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SARIMEHMETLER
Isparta kenti, Sütçüler ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KIRAHMETLER
Antalya şehrinde, Gazipaşa belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SPİROKETLER
Uzun bir eksen etrafında helezoni tarzda sarılmış, bükülebilir bir vücuda sahip bakterilere verilen ad.
KARAAHMETLER
Aydın ilinde, Bozdoğan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bilecik şehrinde, Gölpazarı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak şehrinde, Perşembe bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ŞEREMETLER
Balıkesir ili, Kepsut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MOLLAAHMETLER
Denizli ili, Babadağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa şehrinde, Selendi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AKTİNOMİSETLER
Anaerop veya fakültatif anaerop, sporsuz dallanmış veya filamentöz yapıda Gram pozitif bakteri cinsi, Actinomycetales.
ALANHİMMETLER
Bolu şehrinde, Kıbrıscık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
PİRAHMETLER
Bolu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
OLİGOKETLER
Halkalı solucanlar (Annelida) şubesinin, kıllı ayaklılar (Chaetopoda) sınıfından, uzun vücutları birbirine benzer bölümlerden yapılmış, deri çukurlarından kitin kıllar çıkan, eşeysel olgunlaşma sırasında üreme açıklıkları çevresinde semer (klitellum) denen bezli ve şişkin bir bölge oluşan hepsi hermafrodit, yenilenme yetenekleri çok yüksek, nemli topraklarda veya sularda yaşayan türleri olan bir takım.
UZUNAHMETLER
Zonguldak şehri, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HACIAHMETLER
Balıkesir kenti, Korucu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bolu ili, Mengen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bursa ilinde, Büyükorhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Düzce ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Isparta şehri, Sütçüler belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Muğla şehrinde, Selimiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
NUSRETLER
Kütahya ilinde, Tavşanlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
OOMİSETLER
Her zoosporunun iki kamçısı olan ve oogami şeklinde üreyen mantarların oluşturduğu bir grup.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETLER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
AMORTİSÖR
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.
AMANNAME
İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
AMERİKANCA
Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılan İngilizce, Amerikan İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
AHVAL
Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.
AT
Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AFAT
Afetler.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKORTÇU
Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.
AMERİKALI
Amerika Birleşik Devletleri halkından olan kimse.