Kelimeler arşivi içinde; sonunda "etlemek" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. Sonu etlemek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında etlemek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde etlemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ZIYAFETLEMEK, MELEMETLEMEK, HİKAYETLEMEK, DEREMETLEMEK, DERAMETLEMEK, SELAMETLEMEK
ZİMMETLEMEK, BRİKETLEMEK, SAVSETLEMEK, BELKETLEMEK, ŞERBETLEMEK, SÜNNETLEMEK, ETİKETLEMEK, İŞARETLEMEK
GÖZETLEMEK, DEMETLEMEK, DENETLEMEK, YİVETLEMEK, SÜRETLEMEK, SÜNETLEMEK, ÖĞRETLEMEK, KÜŞETLEMEK, KİNETLEMEK, KEBETLEMEK, JİLETLEMEK, POŞETLEMEK, HEZETLEMEK, SEPETLEMEK, LANETLEMEK, BUNETLEMEK, BÜVETLEMEK, ÇEKETLEMEK, DEĞETLEMEK, DEHETLEMEK, KENETLEMEK, PAKETLEMEK
İVETLEMEK, ÖZETLEMEK, DAETLEMEK, EVETLEMEK, ESETLEMEK, OVETLEMEK, ENETLEMEK, ÖVETLEMEK, ÜTETLEMEK
METLEMEK, BETLEMEK, PETLEMEK, KETLEMEK, FETLEMEK
ETLEMEK
ETLEMEK
Kireçten çıkarılan derilerin üzerindeki fazla et parçalarını ayıklamak.
GÖZETLEMEK
Birine veya bir şeye gizlice bakmak, dikizlemek. Birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek.
ZIYAFETLEMEK
Ziyafet çekmek.
MELEMETLEMEK
Onarmak. Üstünkörü geçmek.
İŞARETLEMEK
Bir şeye işaret koymak, bir şeyi işaretle belirtmek. Belirtecek biçimde hareket etmek.
ZİMMETLEMEK
Herhangi bir şeyi bir kimsenin üzerine emanet olarak kaydetmek.
SÜNNETLEMEK
Tabaktaki yemeği sıyırıp bitirmek.
DERAMETLEMEK
Hazırlamak, sağlamak, toplamak. Onarmak, düzeltmek: Elbiseyi terziye götür derametlesin.
BRİKETLEMEK
Briket durumuna getirmek.
ETİKETLEMEK
Satışa çıkarılan mal üzerine etiket koymak.
BELKETLEMEK
Sıkıştırmak.
DEREMETLEMEK
Hazırlamak, sağlamak, toplamak. Onarmak, düzeltmek.
HİKAYETLEMEK
Hikâye etmek, hikâye halinde anlatmak.
SELAMETLEMEK
Yolcuyu, konuğu uğurlamak, geçirmek.
SAVSETLEMEK
Gözetlemek, kollamak.
ŞERBETLEMEK
Yılan vb. hayvanların sokmaması veya soktuğunda zehrin etkisiz olması için bir kimseyi afsunlamak. Tarımda toprağın verimini artırmak için bitkiye gübre suyu vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEÇİRMEK
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
KİLİTLEMEK
Anahtarla kilidi kapamak. Bir nesne veya bir kimseyi kilitli bir yere kapamak. Karşılıklı çıkıntı ve girintileri olan şeyleri birbirine geçirmek, kenetlemek. Sıkıca tutmak. Kapatmak.
EVETLEME
Evetlemek işi.
GÖZETLEME
Gözetlemek işi, dikiz, dikizleme, erkete.
GALVANİZCİ
Madenî parçaların sıcakta daldırma yöntemiyle galvanizlenmesinde kullanılan erimiş çinko banyosunu hazırlamak ve denetlemekle görevli işçi.
KENETLEME
Kenetlemek işi.
DOĞRULAMA
Doğrulamak işi, teyit, tasdik, konfirmasyon. Bir varsayımın doğruluğunu denetlemek için deney ve mantıksal tanıtlama yoluyla yapılmış olan işlemlerin bütünü.
KARGIMAK
Birine, Tanrı'nın, insanların sevgi ve ilgisinden yoksun kalıp nefretlerine uğraması dileğinde bulunmak, ilenmek, kargışlamak, lanet etmek, lanetlemek.
NİŞANLAMAK
Bir çiftin evlenme işinin kararlaştığına belirti olarak parmaklarına yüzük takmak, yavuklamak. Bir hedefi vurmak için silah, taş vb.ne belli bir doğrultu vermek. Bir şeyin yerini belirtmek, işaretlemek, nişan koymak.
DİKİZLEMEK
Gözetlemek.
LANETLEME
Lanetlemek işi. Lanetlenmiş.
DOLAŞMAK
Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.
MİNİMETRE
Silindir biçimindeki nesnelerin iç çaplarını denetlemekte kullanılan ölçü aleti.
EDİLGİN
Hareketi ve etkisi olmayan, pasif. Bir şeye karşı tepki göstermeyen, etkinliği olmayan, başkasının etkisinde kalan, münfail, pasif, etkin karşıtı. Olayların gidişini etkilemek ve denetlemek için hiçbir çaba göstermeyen (kimse).
HEMŞİRE
Doktor tarafından acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, hastanın bakımını düzenlemek, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık çalışanı, şvester. (hemşi:re) Kız kardeş, bacı.
DENETLEME
Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
BRİKETLEME
Briketlemek işi.
GÖZLEMEK
Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.
DEMETLEME
Demetlemek işi.
ONAYLAMAK
Yapılan bir işi doğru ve yerinde bularak kabul etmek, tasdik etmek, tasdiklemek. Denetlemek, doğrulamak.