Kelimeler arşivi içinde; sonunda "estirmek" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu estirmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında estirmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde estirmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESTİRMEK
Esmesini sağlamak.
KESTİRMEK
Kesme işini yaptırmak. Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak. Anlamak, farkına varmak. Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek. Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak. Karar vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESTİRMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAKİKALAMA
Oyunun süresini hesaplayabilmek için her bölümün kaçar dakika sürdüğünü saptama. Tamamlanmış bir filmin ya da televizyon izlencesinin kaç dakika tutacağını kestirmek amacıyla çevirim senaryosu üzerinde çekimlerin uzunluğunu hesaplama. Oyunun uzunluğunu, her perdenin, her sahnenin kaç dakika sürdüğünü hesaplama.
KESTİRİCİ
Bir evrendeğeri kestirmek için kullanılan kural ya da işlev, örneklem değerlerinin bir işlevi olarak belirtilir, örneğin , evren ortalamasının bir kestiricisidir. Bu işleve örneklemdeğer adı verilir. Kestiricinin özel bir durum için elde edilen değerine kestirim denir.
ESTİRME
Estirmek işi.
KULPASTI
Pekmez şırasını kestirmek için kullanılan toprak.
MIZKAMAK
İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
ACARLAMAK
İpliği boyamadan önce yarpuz, ekşi erik, bağ ve ceviz yaprağı ile kestirmek. İnsan, hayvan veya bitki kuvvetlenmek, gürbüzleşmek, gelişmek, boy atmak.
SEZMEK
Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek. Anlamak, fark etmek.
MIZGANMAK
İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak. Nazlanmak. Uykuya dalmak, uyuklamak. Uyuklamak; kestirmek.
KESTİRME
Kestirmek işi. Tahmin. Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma. Kaynatılıp limon sıkılarak koyulaştırılmış şeker şerbeti. Kısaca, özet olarak. Amacı fazla uzatmadan anlatan. Alışılanın dışında kısa olan (yol), kese.
ÖNGÖRMEK
Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilmek ve ona göre davranmak.
MIZGAMAK
İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak.
MIZIGAMAK
İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak.
KIRPITMAK
Hayvan korkudan kulaklarını dikmek. Saç kestirmek : Saçlarım çok uzadı kırpıtmak lâzım. Kıyısından bir parça almak.
BİÇİNMEK
Kendine elbise biçtirmek, kestirmek.
MIZĞANMAK
İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak.
DÜŞÜNMEK
Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.
KEVŞETMEK
Oranlamak, kestirmek.
MIZIKLAMAK
İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak. Canı yanan köpek acı acı bağırmak, inlemek.
KESTİRİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede kestirmek.