Kelimeler arşivi içinde; sonunda "esli" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu esli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında esli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde esli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PATATESLİ
BEYBESLİ, ÇOKSESLİ
HEVESLİ, KAFESLİ, NEFESLİ, STRESLİ, VİTESLİ, FEÇESLİ, LADESLİ
SESLİ, BESLİ, NESLİ
ESLİ
ESLİ
Karakter sahibi.
HEVESLİ
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr.
FEÇESLİ
Dışkısal.
LADESLİ
Lades oyunu oynayan.
NESLİ
Nesligül, Neslihan, Neslişah adlarının kısaltılmış biçimi.
PATATESLİ
İçinde patates olan, patatesle yapılmış. İçinde patates bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri.
SESLİ
Sesi olan, ses çıkaran. Ünlü. Ses çıkararak.
ÇOKSESLİ
Birden artık ses temsil edebilen harf veya yazı işareti. Fran. loti'de t ve lotion'da s nesi veren t gibi (ÇOKSESLİLİK, Polyphonie).
BEYBESLİ
Samsun şehri, Kavak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BESLİ
Besili koyun. Besili.
KAFESLİ
Kafesi olan veya kafes biçiminde olan.
VİTESLİ
Vitesi olan.
NEFESLİ
Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen. Nefesi güçlü olan. Üflemeli.
STRESLİ
Stresi olan, stresi bulunan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
CUMBA
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.
BASKLARNET
Kalın sesli klarnet.
ANONS
Sesli duyuru.
DİŞİLLİK
Bazı dillerde kelimelerin dişil olma durumu, müenneslik.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ÇIĞIRTMA
Çığırtmak işi. Basit, küçük, nefesli bir çalgı.
BOMBARDON
Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
DİLEKÇE
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl.
ALINDI
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.
ARZULU
İstekli, hevesli.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
DEMİRBAŞ
Bir yerde kullanılan, bir yere kayıtlı olan, bir görevliden öbürüne teslim edilen dayanıklı eşya. Bir yerin eskisi, emektarı olan (kimse). Bu nitelikte olan.
BAS
En kalın erkek sesi. En kalın sesli orkestra çalgısı. Sesi böyle olan sanatçı.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
EMANET
Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia. Can, ruh. Bir kimse ile birine gönderilen şey. Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer.
ÇİFTEHANE
Kuş üretmeye yarar kafesli yer.
DEVRALMAK
Bir şeyi devir yoluyla almak, teslim almak.
BASSO
En kalın erkek sesi. En kalın sesli orkestra çalgısı.