Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ersen" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ersen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ersen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ersen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ERSEN
Kolay. "Yiğitsin, erkeksin" anlamında kullanılan bir isim".
GERSEN
Ağaçtan yapılmış büyük çanak.
TERSEN
Hamur teknesi.
KERSEN
İçinde hamur yoğrulan, çamaşır yıkanan ağaç tekne. Toprak mangal. Topraktan yapılmış leğen. Hamur yoğurmaya mahsus, büyük yuvarlak çam ağacından yapılmış tekne. Hamuru fırına taşımağa yarayan birkaç gözlü tekne. (Yunuslar Burhaniye Balıkesir). Erzincan şehri, Cengerli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERSEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZATEN
Doğrusu, doğrusunu isterseniz, esasen, zati.
ALASAN
Bağ yapraklarında olan bir çeşit hastalık. Olgunlaşmaya başlamış buğday: Buğdaya alasan düştü. Allahı seversen anlamında yalvarma veya soru edatı. Gürültü: Alasan etme, babam uyuyor.
MERSENNE
1588-1648. Martin Mersenne, Fransız felsefecisi ve ilahiyatçısı. Matematiğin sayılar teorisi dalında çalışmaları ile tanınmıştır.
İLEMEK
Yatak yapmak, yatak sermek. Yoğurmak: Hamuru iyi ilersen ekmeği güzel olur. Sürmek, çalmak. Mesken edinmek, il tutmak.
KISAĞI
Davarlarda omuz başı ile sağrı arası, bel kısmı: Et aldım istersen kısağıdan aşağısını sana vereyim. Çevresi sarp ve engebeli yer.
GAVRAM
Tutam: Hayvan acından ölüyor, bir gavram ot olsun yolup versene. Bir çeşit siyah karga.
PELESENK
Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.
GELİYAMAMAK
Gelmemek: Sen istersen git, ben geliyamam.
HANHARAF
Berbat, harap, pis: Bir iş ki gayırammersan neye hanharaf elliyersen.
SAYILAR
Varlıkların miktarını, tane olarak hesabını bildiren kelimeler. Sayılar soyut sayıları bildirdiklerinde ve ad görevi yüklendiklerinde bağımsız olarak kullanılırlar: Kırk beş dokuza bölünür. İki kere iki dörttür. Üçe dördü eklersen yedi olur. Kalemlerden ikişer tane sana, ikişer tane kardeşine aldım. Birinci grup gitsin, ikinci grup gelsin. Üçler, yediler, kırklar ve benzerleri Sayı türleri, nesnelerin sayılış sırasını, parçalarını bildirme, bölük bölük gösterme gibi anlam inceliklerine sahiptirler: beşinci sınıf, ikişer kalem, iki-üç saat vb. Sayı ile gösterilen değerler. Üremin sayışımında gün toplamı üremi sayışılacak para (belgit tutarı) ile yargılanarak bulunan sayı. Oyuncular arasındaki sayı durumu.
DİLDOLAĞI
Tekrar tekrar söylenen söz, persenk.
GALAMIK
Çam ağacının kabuğu içinde biriken tatlı, sulu kısım: Çam kesersen galamıgını ben yiyeceğim haber olsun.
KİFLEYEBİLMEK
Bir işin altından kalkmak, başarmak : Hasannan güleşmeyi kifliyebilersen mi?.
PESENK
Kağnıda, tekerleğin çıkmaması için dingilin ucuna takılan demir çivi. Soğuk nedeniyle, ağaç dalları, kapı ellerinin buz tutmuş durumu. Sirke, turşu ve benzerleri yiyeceklerin üzerinde oluşan beyaz küf, kaymak: Bizim turşu pesenk bağlamış. Söz gelişi, persenk.
İRDELEMEYH
Bir şeyin üzerine fazlaca düşmek, incelemek, araştırmak. Dedikodu yapmak: Bu işi beğenmezsen beğenme daha ne irdeliyersen. Bir şeyi çok incelemek, araştırmak. Dedikodu etmek.
BEBİL
Nazlı: Çocuğun üstüne çok düşersen bebil olur.
KİRTMEK
Halıcılıkta iplikleri bağlamak. Karşısındakine kızdığını belli etmek, darılmak. Direnmek, dönmemek. Vurmak. Aşık oyununda çizgi yanına gelen aşığı el ile ayırmak, aldatmak: Kirtersen oynamam.
GURSAHSIZ
Kendine söylenen kötü sözlere aldırmayan: Sere ne dersen de gursahsız.
MERÇ
Bahis : Bu oda 6 m.dir, istersen sennen merce gireyh. Sulak, bataklık yer. Çayır.
ÖFELEMEK
Bir şeyi avuç içinde ezerek ufalamak. Ovalamak : Bu leblebileri biraz daha öfelersen kabukları çıkar. Masaj yapmak, ovmak. Hamuru yoğurup yuvarlamak, topaç yapmak. Meyveleri ağaçtan elle kopararak toplamak. Dövmek. Bir nesneyi, avuç içinde ya da iki parmak arasında ufalamak. Yeri ve zamanı değilken tartışmaya girmek. Ufalamak, bk. üfelemek. Ovalamak. Hamuru yoğurup yuvarlamak.