Sonu ERSEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ersen" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ersen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ersen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ersen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

6 harfli kelimeler

GERSEN, KERSEN, TERSEN

5 harfli kelimeler

ERSEN

Bazı kelimelerin anlamları

ERSEN

Kolay. "Yiğitsin, erkeksin" anlamında kullanılan bir isim".

GERSEN

Ağaçtan yapılmış büyük çanak.

TERSEN

Hamur teknesi.

KERSEN

İçinde hamur yoğrulan, çamaşır yıkanan ağaç tekne. Toprak mangal. Topraktan yapılmış leğen. Hamur yoğurmaya mahsus, büyük yuvarlak çam ağacından yapılmış tekne. Hamuru fırına taşımağa yarayan birkaç gözlü tekne. (Yunuslar Burhaniye Balıkesir). Erzincan şehri, Cengerli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında ERSEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERSEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ZATEN

Doğrusu, doğrusunu isterseniz, esasen, zati.

ALASAN

Bağ yapraklarında olan bir çeşit hastalık. Olgunlaşmaya başlamış buğday: Buğdaya alasan düştü. Allahı seversen anlamında yalvarma veya soru edatı. Gürültü: Alasan etme, babam uyuyor.

MERSENNE

1588-1648. Martin Mersenne, Fransız felsefecisi ve ilahiyatçısı. Matematiğin sayılar teorisi dalında çalışmaları ile tanınmıştır.

İLEMEK

Yatak yapmak, yatak sermek. Yoğurmak: Hamuru iyi ilersen ekmeği güzel olur. Sürmek, çalmak. Mesken edinmek, il tutmak.

KISAĞI

Davarlarda omuz başı ile sağrı arası, bel kısmı: Et aldım istersen kısağıdan aşağısını sana vereyim. Çevresi sarp ve engebeli yer.

GAVRAM

Tutam: Hayvan acından ölüyor, bir gavram ot olsun yolup versene. Bir çeşit siyah karga.

PELESENK

Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.

GELİYAMAMAK

Gelmemek: Sen istersen git, ben geliyamam.

HANHARAF

Berbat, harap, pis: Bir iş ki gayırammersan neye hanharaf elliyersen.

SAYILAR

Varlıkların miktarını, tane olarak hesabını bildiren kelimeler. Sayılar soyut sayıları bildirdiklerinde ve ad görevi yüklendiklerinde bağımsız olarak kullanılırlar: Kırk beş dokuza bölünür. İki kere iki dörttür. Üçe dördü eklersen yedi olur. Kalemlerden ikişer tane sana, ikişer tane kardeşine aldım. Birinci grup gitsin, ikinci grup gelsin. Üçler, yediler, kırklar ve benzerleri Sayı türleri, nesnelerin sayılış sırasını, parçalarını bildirme, bölük bölük gösterme gibi anlam inceliklerine sahiptirler: beşinci sınıf, ikişer kalem, iki-üç saat vb. Sayı ile gösterilen değerler. Üremin sayışımında gün toplamı üremi sayışılacak para (belgit tutarı) ile yargılanarak bulunan sayı. Oyuncular arasındaki sayı durumu.

DİLDOLAĞI

Tekrar tekrar söylenen söz, persenk.

GALAMIK

Çam ağacının kabuğu içinde biriken tatlı, sulu kısım: Çam kesersen galamıgını ben yiyeceğim haber olsun.

KİFLEYEBİLMEK

Bir işin altından kalkmak, başarmak : Hasannan güleşmeyi kifliyebilersen mi?.

PESENK

Kağnıda, tekerleğin çıkmaması için dingilin ucuna takılan demir çivi. Soğuk nedeniyle, ağaç dalları, kapı ellerinin buz tutmuş durumu. Sirke, turşu ve benzerleri yiyeceklerin üzerinde oluşan beyaz küf, kaymak: Bizim turşu pesenk bağlamış. Söz gelişi, persenk.

İRDELEMEYH

Bir şeyin üzerine fazlaca düşmek, incelemek, araştırmak. Dedikodu yapmak: Bu işi beğenmezsen beğenme daha ne irdeliyersen. Bir şeyi çok incelemek, araştırmak. Dedikodu etmek.

BEBİL

Nazlı: Çocuğun üstüne çok düşersen bebil olur.

KİRTMEK

Halıcılıkta iplikleri bağlamak. Karşısındakine kızdığını belli etmek, darılmak. Direnmek, dönmemek. Vurmak. Aşık oyununda çizgi yanına gelen aşığı el ile ayırmak, aldatmak: Kirtersen oynamam.

GURSAHSIZ

Kendine söylenen kötü sözlere aldırmayan: Sere ne dersen de gursahsız.

MERÇ

Bahis : Bu oda 6 m.dir, istersen sennen merce gireyh. Sulak, bataklık yer. Çayır.

ÖFELEMEK

Bir şeyi avuç içinde ezerek ufalamak. Ovalamak : Bu leblebileri biraz daha öfelersen kabukları çıkar. Masaj yapmak, ovmak. Hamuru yoğurup yuvarlamak, topaç yapmak. Meyveleri ağaçtan elle kopararak toplamak. Dövmek. Bir nesneyi, avuç içinde ya da iki parmak arasında ufalamak. Yeri ve zamanı değilken tartışmaya girmek. Ufalamak, bk. üfelemek. Ovalamak. Hamuru yoğurup yuvarlamak.