Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eritme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eritme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eritme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eritme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ERİTME
Eritmek işi. Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılmış olan ısıtma işlemi. Eritilerek elde edilen.
YERİTME
Geniş saçak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERİTME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAVYA
Madenlerle yapılmış olan kaynak işlerinde lehimi eritmek için ateşle veya elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde ucu bakır alet.
GALHANA
Maden eritme yeri.
GIRTLAMA
Çayı, şekerini eritmeyip ağızda tutarak içme şekli, kıtlama.
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Üzmek, sıkıntıya sokmak. Harcamak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak.
ELCEK
Eli korumak için ele takılan ya da alınan kanca gibi bir araç. Tırpanın el ile tutulan yeri. Bulgur taşında elle tutulan yer. Kapının tutacak yeri. Harman aygıtını çevirmek için kullanılan kol. Sapanın elle tutulan ye ri. Kuvvetsiz, zayıf kadın. Yağ eritmeye yarayan küçük kap. Küçük çekiç. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Eldiven, ellik. Eldiven (Çayağzı). Hızkeserleri ve yönelteci işletmek için kullanılan el sapları. Tırpanın, sobanın toprak sürülürken elle tutulan kısmı. Çıkrık kolu. Yün eldiven. (Yenikent Aksaray Niğde, Laçin Eskişehir, Nudra Şarkikaraağaç Isparta). Gelin eldiveni. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
ERİTİŞ
Eritme işi.
HAL
Çözme, çözülme. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer. Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma. Çözüm. Eritme. Tahttan indirme.
BENMARİ
Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi.
ERİTİVERMEK
Çabucak veya ansızın eritmek.
SALDIRMAK
Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Etkisiyle eritmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.
SAPTAMA
Saptamak işi, tespit. Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.
HALLETMEK
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak. Cinsel ilişki kurmak. Bir cismi bir sıvı içinde eritmek. Bir yemeği yenecek duruma getirmek. Çözmek. Yoluna koymak, olumlu sonuca bağlamak.
CÜRETMEK
Başa vermek, eritmek (para hakkında).
ERİTEBİLMEK
Eritme imkânı veya olasılığı bulunmak.
CAMSILAŞTIRMA
Silisli bir malzemeyi eritme ve soğutmayla biçimsiz camsı şekle dönüştürme.
ÜFLEÇ
Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç, hamlaç. Laboratuvarlarda yüksek ısı elde edilen araç, hamlaç.
HİYALÜRONİDAZ
Hiyalüronik asiti eritici enzim, hücreler arasındaki hiyalüronik asiti eritmek suretiyle hücre bağlantısını çözerek dokunun geçirgenliğini arttıran madde.
ERİTKENLEME
Bir eritme işleminde, eritken kullanma işlemi.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
ERİTİLMEK
Eritme işi yapılmak.