Sonu ERİLEME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "erileme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu erileme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında erileme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde erileme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ERİLEME

Kavun ve karpuzları tarladan aktarma.

GERİLEME

Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.

GÜDERİLEME

Güderilemek işi.

  -   -   -  

Anlamında ERİLEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERİLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEBEKSİLİK

Gelişmiş bir çocuk ya da yetişkinde gelişimin anlık ya da beden açısından ilkel bir aşamada kalması ya da bu düzeye doğru gerilemesi.

DEKADAN

XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.

ANLAŞILMAZ

Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

İNVOLÜSYON

Küçülme, gerileme, genişlemiş bir organın normal hâline dönmesi. Kuruya çıkarılan ineklerde meme bezinin laktasyon dışı dönemdeki durumuna geri dönüş süreci. Döl yatağı ve genital organların doğum veya yavru atmadan sonra gebelik öncesi durumuna geri dönmesi. Yaşın ilerlemesiyle organlarda ilerleyici dejenerasyonlar sonucu görülen küçülme. Kıvrılma, içe doğru bükülme.

ÇEKİLME

Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

FENİLKETONURYA

Fenilalanin hidroksilaz enziminin yokluğu sebebiyle doğuştan metabolizma hatası olarak vücut sıvısında fenilalaninin toplanmasına ve zihinsel gerilemeye yol açan ve tedavi edilmezse erken ölüm görülen hastalık. Fenilketonüri.

GERİLEYİŞ

Gerileme işi.

DÜŞGÜNNEMEK

İhtiyarlamak; gerilemek.

FOSİLLEŞMEK

Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak. Gerilemek, köhneleşmek. Düşünme gücünü yitirmek.

YAPINTICILIK

Duyumlar yoluyla gösterilemeyen ve gösterilmeyen her şeyin birer yapıntı olduğunu ancak bu yapıntıların, gerçek olmasalar da düşünme ve yaşamada gerekli olduğunu öne süren görüş.

GERİLETMEK

Gerilemesine yol açmak.

SOYSUZLAŞMAK

Biyolojik, toplumsal, doğal bozulmaya, dağılmaya uğramak, tefessüh etmek. Yaşama biçimi ve görevlerinde gerilemek, bozulmak, yozlaşmak, tefessüh etmek.

TEDENNİ

Gerileme, düşme.

SÖNMEK

Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.

RİCAT

Vazgeçme. Gerileme, geri çekilme, geri kaçma.

ALICISIZ

İltizama verilememiş kesim. bk. iltizam.

BOŞİNANÇ

Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre. Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış.

DEZENFLASYON

Enflasyonist bir ortamda toplam istemdeki gerilemeden kaynaklanan enflasyon oranındaki düşüş süreci. Enflasyon oranının düşmesi.

GOCUMAK

Gerilemek, korkmak.

GERİLEYEBİLMEK

Gerileme imkânı veya olasılığı bulunmak.