Sonu ERAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "erat" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu erat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında erat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde erat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MUKADDERAT, MUKARRERAT, MÜCEVHERAT, FENVALERAT, MÖGEDDERAT

9 harfli kelimeler

MUHABERAT, MÜZAKERAT

8 harfli kelimeler

GLİSERAT

7 harfli kelimeler

HAŞERAT, LASERAT

6 harfli kelimeler

AŞERAT

5 harfli kelimeler

BERAT, FERAT, KERAT

4 harfli kelimeler

ERAT

Bazı kelimelerin anlamları

ERAT

Er, onbaşı ve çavuşlara verilen genel ad. Erler.

MUKADDERAT

Yazgı.

MÜCEVHERAT

Mücevherler.

LASERAT

Kenarları derin ve düzgün olmayan şekilde parçalanmış yaprak.

AŞERAT

Onluklar.

KERAT

Aşağılık, iğrenç kişi.

FENVALERAT

Sarı renkli, sıvı halde, piretroid grubu bileşiklerin en zehirlisi, kulak tasması hâlinde sinek, pire ve kenelere karşı kullanılan bir parazit öldürücü ilaç.

MÖGEDDERAT

Arapça kökenli mukadderât: mukadderat.

GLİSERAT

Bir tuz veya gliserik asitin esteri.

MUHABERAT

Haberleşmeler, haberleşme dolayısıyla yapılmış olan yazışmalar.

HAŞERAT

Böcekler. Değersiz ve zararlı kimseler.

FERAT

Ferhat.

BERAT

Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.

MUKARRERAT

Alınan kararlar, kararlaştırılmış şeyler.

MÜZAKERAT

Bir konuyla ilgili konuşmalar, danışmalar, müzakereler.

  -   -   -  

Anlamında ERAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

KERATİNLEŞME

Keratinleşmek işi.

İŞLETMEN

Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.

KEÇİBOYNUZU

Baklagillerden, kerestesi marangozlukta, kabukları tabaklıkta kullanılan bir ağaç, harnup (Ceratonia siliqua). Bu ağacın baklaya benzer, şekerli yemişi, harnup.

KAYNAK

Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

AKÇÖPLEME

Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi (Veratrum album).

İŞLETMENLİK

Operatörlük.

NİŞANCI

Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.

KOOPERATİFLEŞMEK

Belli bir amaç için kooperatif çatısı altında bir araya gelmek. Kooperatiflerde örgütlenmek.

EFRAT

Bireyler, fertler. Erler, erat.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

KOOPERATİFLEŞME

Kooperatifleşmek işi.

DİVANİ

Divan kaleminden çıkan ferman, berat vb. belgelerde kullanılmış olan yazı.

EDEBİYAT

Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.

CERRAH

Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.

KOOPERATİFÇİLİK

Kooperatifçinin yaptığı iş.

OPERATÖRLEŞME

Operatörleşmek işi.

BÖCEKLER

Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

KERATİNLİ

Keratini olan.

KOOPERATİFÇİ

Kooperatif üyesi. Kooperatif yöneticisi.