Kelimeler arşivi içinde; sonunda "epçe" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu epçe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında epçe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde epçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EYRİKEPÇE
KELKEPÇE, TASKEPÇE
KELEPÇE, SELEPÇE, SİLEPÇE
KEPÇE, SEPÇE
EPÇE
EPÇE
Kayseri kenti, Develi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla şehri, Milâs ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
EYRİKEPÇE
Kurbağa yavrusu.
KELKEPÇE
Herşeye burnunu sokan, karışan kimse.
KELEPÇE
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka. Kablo, boru vb. şeyleri bir yere bağlı tutmak için kullanılan halka veya kelebek.
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.
SEPÇE
Düğünde geline verilen armağan.
TASKEPÇE
Yemek karıştırma kepçesi. (Bursa).
SİLEPÇE
1.Leğen. 2.İbrik. 3.Bakır süzgeç, kevgir. El leğeni.
SELEPÇE
El leğeni.
Bu bölümde tanımı içerisinde EPÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MABLAK
Hamur, merhem, boya vb. şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan alet. Aşure kazanlarını karıştırmakta kullanılan, uzun saplı ve yayvan uçlu tahta kepçe.
SAPLI
Sapı olan. Büyük kepçe. Saplanmış olarak.
CIRT
Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.
KELEPÇELEMEK
Kelepçe takmak.
KULAKLIK
Kulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf. Radyo, telefon, telsiz vb.nde kulak ile verici arasında ses bağlantısı kurmaya yarayan araç. Ağır işitenlerin daha iyi işitebilmek için kulaklarına taktıkları pilli araç.
KEPÇELİ
Kepçesi olan.
DREÇ
Ağlı kepçe, tarama ağı.
SAYVAN
Güneşten, yağmurdan korunmak için veya süs olarak bir şeyin üzerine çekilen dam saçağı gibi düz veya eğimli örtü. Kulak kepçesi. Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer.
KULAKSIZ
Kulak kepçesi olmayan.
AKTIRAÇ
Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Yemeklerde kullanılan kepçe. (Üreyil Kütahya).
SÜZGÜ
Delikli çanak. Balıkçı kepçesi. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap.
KELEPÇELEME
Kelepçelemek işi.
ÇÖMÇE
Tahta kepçe, çemçe.
KELEPÇELİ
Kelepçesi olan. Kelepçe takılı olarak. Bileklerine kelepçe takılmış olan.
KELEPÇELENME
Kelepçelenmek işi.
KAZARATAR
Eklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark veya zincirle donatılmış kazı makinesi, kazmaç, ekskavatör.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
ANTİTRAGUS
Kulak kepçesinde tragusun karşısındaki çıkıntı.
DALDIZ
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş yayık. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.
KEPÇELEME
Kepçelemek işi.