Sonu EOZİNOFİL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eozinofil" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eozinofil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eozinofil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eozinofil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

PSÖDOEOZİNOFİL

9 harfli kelimeler

EOZİNOFİL

Bazı kelimelerin anlamları

EOZİNOFİL

Asidofil. Eozinofil lökosit. Eozin seven; eozin denen asit bir boya ile kolayca boyanabilen.

PSÖDOEOZİNOFİL

Tavşan, kobay, kaz, ördek, beç tavuğu, hindi, güvercin, tavuk gibi kanatlı hayvanlarda nötrofil olarak kabul edilen hücreler. Gerçek eozinofillerle aynı karakterde olmaları ve benzer boyalarla boyanmaları nedeniyle psödoeozinofil denmiştir.

  -   -   -  

Anlamında EOZİNOFİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EOZİNOFİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SKLEROZİS

Dokularda oluşan yangıların bir sonucu olarak dokuların sertleşmesi, nedbe. Fibrozisin son noktasıdır. Artmış sayıdaki kollajen fibriller kalın, eozinofilik ve hiyalinize görünümde olup fibroblast sayısı belirgin derecede azdır. Sertleşme, katılaşma.

PANOSTEİTİS

Bir kemiğin tamamının yangısı. Köpeklerde ön bacaklardan birinin uç kısımlarında, kemik zarının altında oluşan yeni kemiksel oluşumlar nedeniyle topallıkla ve kimi olgularda kanda eozinofil artışıyla belirgin, nedeni bilinmeyen hastalık, eozinifilik panosteitis, panostozis.

FİBRİNOİD

Bağdaşık, eozinofilik boya alan, yüksek ışık kırıcı özelliğe sahip fibrin benzeri madde. Fibrine benzeyen.

GRANÜLOSİT

Sitoplazmalarında yaygın granüller bulunan nötrofil, eozinofil ve bazofil lökositler.

OSTEOBLAST

Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.

EOZİNOFİLİ

Kanda eozinofil lökosit sayısının ileri derecede artması. Aşırı derecede eozinofil lökositlerin üretilmesi ve bunların kanda anormal derecede artması, eozinofilik lökositozis. Genellikle kronik paraziter enfeksiyonlarla ilişkilidir. Belirli organlardaki kimi parazitlerin etkisiyle genel eozinofil sayısı artabilir. Bu artış sıklıkla tanıda kullanılabilir. Doku kesitlerinin eozinle kolayca boyanması.

PROMİYELOSİT

Akyuvar yapımında miyeloblasttan sonra gelişen, azurofil granüllerin ilk defa belirginleştiği, bölünerek miyelositlere dönüşen hücre, progranülosit. Promiyelositler granüllerinin özelliklerine göre; promiyelositus nötrofilikus adı verilen nötrofil promiyelosit, promiyelositus asidofilikus adı verilen eozinofil promyelosit ve promiyelositus bazofilikus adı verilen bazofil promiyelosit olmak üzere üç grubu oluştururlar.

GNATHOSTOMOZİS

İnsanlarda ve hayvanlarda Gnathostoma spinigerum adlı nematod türünün neden olduğu, parazitin larvalarıyla enfekte balık, amfibiya, sürüngen ve kuş gibi enfekte ara konakların etlerinin çiğ veya az pişmiş olarak yenilmesi suretiyle bulaşan, yoğun bir eozinofili ve iç organ larva göçüne neden olan, larvaların derin dokulara ulaşmasıyla apselerin, merkezi sinir sistemine ulaşmasıyla da eozinofilik miyeloensefalitisin görüldüğü enfeksiyon.

TRİŞİNELLOZİS

Trichinella spiralis ve birkaç alt türünün larvalarıyla enfekte etlerin çiğ veya az pişmiş yenilmesi sonucunda oluşan, erken dönemde ishal, mide bulantısı, sancı, ateş gibi semptomların görüldüğü, ilerleyen dönemlerde kaslarda sertlik, ağrı, şişlik, ateş, eozinofili, göz çevresinde ödem, kanamalar ve uykusuzluk gibi semptomlarla ayırt edilen hastalık, trişinizasyon.

EOZİNOFİLÜRİ

İdrarda eozinofil artışı.

EOZİNOPENİ

Kanda eozinofil granülositlerin azalması.

EOZİNOBLAST

Kemik iliğindeki olgunlaşmamış eozinofil öncü hücresi.

EOZİNOFİLİK

Mikroskopta eozinle kolayca boyanan, eozini kolayca alan hücre veya dokuları ifade eder. Eozinofil lökositlere ait veya eozinofiliyle ilgili olan.

AMİLOİD

Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.

ASİDOFİL

Asit seven, asit boyalara karşı bir çekimi olan, asit ortamlarda yetişebilen. Eozinofil. Asit seven, içindeki granülleri asidik doku boyalarıyla boyanan yapı veya hücreler. Stoplazmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, eozinle kolayca boyanan, bazı patolojik durumlarda sayıları artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi, eozinofil, oksifil. Asit boyalarla kolaylıkla boyanabilen hücre, doku, mikroorganizma veya histolojik yapı. Asit ortamlarda iyi derecede üretebilebilen mikroorganizma. Ön hipofiz bezi lobundaki veya pankreas adacığındaki alfa hücresi. Asidofilik. Asit seven; asit boyalara karşı bir çekimi olan; asit ortamlarda yetişebilen.

MİYOSFERÜLOZİS

Lipitlerin yara üzerine sürülmesi veya dokulara enjekte edilmesinden sonra oluşan, deride ve deri altı dokularında oluşan ve eozinofilik sferüller içeren granülomlarla belirgin, dev hücreli bir yabancı cisim reaksiyonu.