Kelimeler arşivi içinde; sonunda "entari" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu entari ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında entari olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde entari olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ENTARİ
Genellikle tek parçalı kadın giyeceği.
SİYLİENTARİ
Üçetek. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).
SİMENTARİ
Kolayca odun indirmek, su akıtmak için açılan dik, eğimli yol.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENTARİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİLDAN
Kısa giyim eşyası (için): Bir entari giymiş dildan gibi.
BİROŞ
Entarilik kadife.
BASTA
Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.
ANTERE
Arapça kökenli anteri. Tek parçalı kadın giyeceği, entari. Bazı yörelerde erkeklerin de giydiği uzun düz üstlük.
ANTERİ
Erkek gömleği, frenk gömleği, mintan. Entari, kadın giysisi, fistan.
BÜZMEÇ
Kesenin iple büzülen ağız kısmı. Kol düğmesinin dikildiği yer. Entari kollarındaki büzgülü bölüm. (Gazelyapı Bozüyük Bilecik).
ANTARİ
Entari, gömlek.
DOĞLAK
Küçük çocuklara giydirilen pazen entari.
AŞI
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.
BELCEK
Kuşak, kemer, uçkur. Sığırlarda görülen bir hastalık, karasığır hastalığı. Eteklik. Mintan, içlik, firenk gömleği. Kısa kadın entarisi. Bir sığır hastalığı.
AZYE
Entari.
ENTERE
Entari, gömlek.
ENTARİLİK
Entari yapılmaya uygun (kumaş).
ENTER
Bir çeşit maymun. Elbise. Elbise, entari.
ÇITILGI
Kıvılcım. Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. Kadın ve erkek entarilerinin kenarlarına yapılan işleme. Sık: Bu halının çezgisi (çözgüsü) çıtılgıdır. Su içinde, dal ve molozlardan meydana gelmiş duvar, mania: Menderes'in yukarısından gelen ağaç çıtılgıya kıstı. Birbirine girmiş ağaçlık, çalılık, orman.
ÇUKMAN
Entari.
BELLEKLİK
Entarinin eskiyen belden yukarı kısmını değiştirmeye yarayan kumaş parçası.
ANTİRİ
Entari, kadın giysisi, fistan.
ENTERİ
Giysi. Arapça kökenli anter: entari. Elbise.
EĞİNDİRİK
Piraplazmoz hastalığı. Çabuk eskimemesi için entari ve gömleğin çepeçevre omuz kısmına konulan astar.