Kelimeler arşivi içinde; başında "ense" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. ense ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ense ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ense olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ENSELEYEBİLMEK, ENSEFALOMALASİ
ENSELEYEBİLME, ENSEFALOGRAFİ
ENSEFALOPATİ
ENSEFALİKUS, ENSEFALİTİS, ENSEFALOSEL
ENSELETMEK, ENSELENMEK, ENSERLEMEK
ENSEFALON, ENSEFALİT, ENSELEMEK, ENSELENME, ENSELİLER, ENSELETME
ENSEKOCA, ENSELEME
ENSELİK, ENSEYÜZ, ENSELET, ENSEKÖY, ENSEFAL
ENSERİ, ENSECE, ENSEST
ENSEL, ENSEN, ENSER
ENSE
Boynun arkası. Art, arka.
ENSEFALOSEL
Beyin fıtkı.
ENSELENMEK
Yakalanmak, ele geçirilmek.
ENSELENME
Enselenmek işi.
ENSELEYEBİLMEK
Enseleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ENSEFALOPATİ
Beyin dokusunu etkileyen ve özgün olmayan herhangi bir patolojik değişim.
ENSELETMEK
Enseleme işini yaptırmak.
ENSEFALON
Beyin.
ENSEFALİKUS
Beyne ait, beyinle ilgili olan.
ENSEFALİT
Ensefaldeki iltihaplı hastalıklardan irinsiz olanlara verilen genel ad.
ENSEFALOMALASİ
Beyinde erime ve yumuşama. Civcivlerde E vitamini eksikliğine bağlı olarak görülen, ataksi, başın geriye, öne ve bazen yana kıvrılması, dengesizlik, ayakların gerilip büzülmesi ve çoğu kez öldürücü sinirsel bozukluklarla belirgin hastalık.
ENSEFALİTİS
Beyin yangısı.
ENSELEYEBİLME
Enseleyebilmek işi.
ENSEFALOGRAFİ
Beynin radyografik görüntüsünün alınması.
ENSERLEMEK
Çivilemek.
ENSELEMEK
Kaçan veya saklanan birini yakalamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARŞİDÜŞES
Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.
EŞİTLİK
İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.
BELİRLENMEZCİLİK
Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.
ÇIĞA
Yumurtasından havyar yapılmış olan bir tür mersin balığı (Acipenser ruthenus). Horoz, cennet kuşu vb. kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
CİHANŞÜMUL
Evrensel.
CILKAVA
Kurdun veya tilkinin ense postundan yapılmış olan (kürk).
DÜRTÜ
Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
ENSELEME
Enselemek işi.
ALTES
Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.
EVRENSELLEŞMEK
Evrensel duruma gelmek.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ELEKTROLİT
Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.
BİZ
Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.
ESEN
Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.
DAL
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
DEBİL
Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz.
BEGÜM
Hint prenseslerine verilen unvan.