Kelimeler arşivi içinde; sonunda "enlemesine" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu enlemesine ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında enlemesine olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde enlemesine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ENLEMESİNE
ENLEMESİNE
Eni boyuna göre daha fazla olarak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENLEMESİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİNGİL
Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. Aptal, salak. Kaba saba.
YANDOLAY
Keçiyolu. Yamacı enlemesine kesen yol.
İKİZLEME
Dayanıklılığı artırmak ve aynı zamanda güzel bir görünüm sağlamak amacıyla, çalgı yapımında kullanılacak ağacın enlemesine ortadan kesilmesiyle elde edilen iki eşit parçanın yanlamasına yapıştırılması yöntemi. Aynı film parçasının alıcıda iki kez kullanılması. (Örtü ve dişi örtü kullanılırsa, film üzerinde iki ayrı görünçlüğün görüntüleri yan yana yer alır. Örtü kullanılmazsa, bindirme ortaya çıkar). İki karşıt anlama gelen bir sözcüğün ya da sözün her iki anlamı da okşar biçimde kullanılması.
DÖYDÜL
Duvarı sağlamlaştırmak için enlemesine konulan direk, hatıl.
PONS
Soğaniliğin hemen önünde enlemesine yer alan kabarık yapı.
ÇAVŞIRI
Enlemesine. Ters.
KÖP
Kağnı arabalarının ön ve arkasına enlemesine konulmuş iki uzun ve yassı tahta. Kağnı arabaları sap taşırken ok arasına konulan parmaklıkları birbirine bağlayan parça. Çok : Bugün işim köptür, gidemeyeceğim. Ağılı ot yiyen hayvanlarda şişmeyle beliren hastalık. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Kağnı dingili (Çayağzı). Kağnıda çatal ağacın arkasına çakılan tahta parçası. (Alçılı Delice Ankara). Çok.
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar. Kemerli ve çıkıntılı şey veya yer. Sarp kayalık, uçurum. Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. Duvar, bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Sarp kayalıklar, uçurum. Tepe, dağ. Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set. Yokuşun düzlüğe çıkılacak yeri, yokuşun başı. Patika, ince yol. Suyun, toprağın bir yanını oyup diğer yanını yükselttiği kısmı. Duvar, duvarın üstü. Çatı saçağı. Dam. Balkon. Semerin iki yanındaki ağaçlar. Ufuk. Mısır kırması. Mısır kırması ile yapılan çorba. Ocağın kemeri : Ocağa kaş çevirmek her ustanın işi değildir. Köprünün kemeri. Kemençede telleri yüksekçe tutmaya yarayan, eşiğin yanında bulunan, kaş biçimindeki delikler. Su kaynağı. Ev, oda, ahır ve benzerleri yapılarda dama uzunlamasına atılan atmaların altına, iki yana, yapı uzunsa ortaya gelecek biçimde enlemesine yerleştirilen ağaçlar. Dağlık, kayalık yolun dönemeci. Sergen, raf. Semerin üst, ön tarafında binenlerin tutunması veya yüke ait ipin bağlanmasına yarayan iki, ağaç çıkıntı. Yokuş, uçurum. Boylu boyunca uzanmış büyük kısmı toprağa gömülü kaya. Taraf, geçe. Uçurum, set, duvar. Kaç?. Kaş// kaş goz: kaş ve göz gibi çehreye ait uzuvlar// kaş kiprik: bk. kaş kirpik// kaş kirpik: kaş ve kirpik, bk. kaş kiprik// kaş yihmak: melul olmak, mahzun olmak Artvin Yusufeli Uşhum köyü. Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa yumuşak tüyler. Toprak damlarda duvarı taşan kısım. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar; Alçılı Delice Ankara). Alçak duvar. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar. Eğer ve semerin önündeki sivri kısım. Tepelerde su ayırımı çizgisi. (Kadıköy Buldan Denizli). Gözün üzerinde bulunan çıkıntı ve bu çıkıntı üzerinde büyüyen kısa, yumuşak tüyler. Eyerin ve semerin önünde ve ardında olan yükseklikler. Kavun ve karpuz dilimi. Damın saçağı. 4.Ufuk. Gümüşhane kenti, Kelkit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇAVŞUR
Enlemesine.
KONDRODİSPLAZİ
Kalıtsal olarak belli sığır, koyun ve köpek ırklarında görülen, kıkırdağın enlemesine veya uzunlamasına büyümesindeki bozukluklara bağlı olarak oluşan, yerel veya genel, kemik veya iskelet bozukluğu.
MEMBRANELLA
Protozoonların ağız yarıklarına gıda partiküllerinin iletilmesini sağlayan kök kısımları kaynaşmış kısa transversal sil uzantıları. Protozoonların ağız yarıklarına gıda partiküllerinin iletilmesini sağlayan kök kısımları kaynaşmış kısa enlemesine yerleşmiş silya uzantıları.
EGİŞ
Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Ocaklara tencere ve benzeri şeylerin düşmemesi için, enlemesine konulan demir çubuk. Bıçkının ağzından dökülen toz. Ekmeği tandırdan almak için demirden yapılan bir ucu eğik, bir ucu yassı araç. Eğiş; şiş; tandırı karıştırmakta ve tandırdan güveçleri ve düşen ekmekleri çıkarmakta kullanılan bir ucu yuvarlak bir kürek gibi yassıltılmış, diğer ucu şekline konulmuş şiş. Ateş küreği. Bulamaç karıştırılan uç kısmı geniş düz bir alet.
SUNSURMA
Damın ortasında enlemesine konulan kalın direk.
KESİT
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Bir toplumun bölümü, kesim. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç.
İZOKROMOZOM
Hücre bölünmesi esnasında sentromerin enlemesine bölünmesinden veya izokromatidlerin kırılması ve tekrar sentromerin üzerinde birleşmesinden kaynaklanabilen, kromozomun kollarından birinin kaybolması diğerinin iki katına çıkmasıyla oluşan bir yapısal kromozom anormalliği.
BOOKMATCİNG
Dayanıklılığı artırmak ve aynı zamanda güzel bir görünüm sağlamak amacıyla, çalgı yapımında kullanılacak ağacın enlemesine ortadan kesilmesiyle elde edilen iki eşit parçanın yanlamasına yapıştırılması yöntemi.