Kelimeler arşivi içinde; sonunda "enki" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu enki ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında enki olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde enki olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BESLENKİ, NARBENKİ
GELENKİ, GEZENKİ, POSENKİ
ÇENKİ, HENKİ, VENKİ, YENKİ
ENKİ
ENKİ
Oradaki, yanındaki, yakınındaki. Elindeki: Enkini ver. Şu.
ÇENKİ
Çok konuşan, geveze (kimse). Kıvılcım.
YENKİ
Şaşkın, alık, aptal.
NARBENKİ
Küçük bakır sahan.
GELENKİ
Tarla faresi.
HENKİ
Şiddetli sancı. Hangi: Hasta olan henki adam?. Bu, şu, o: Avucunda sımsıkı birşey tutuyorsun, henki ne?.
BESLENKİ
Besleme, hizmetçi, evlâtlık.
GEZENKİ
Çok gezen kişi.
VENKİ
Yuvarlak taneli bir üzüm çeşidi.
POSENKİ
Beceriksiz, pasaklı, dağınık kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENKİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MALİNKİY
Rusça kökenli malenkiy: küçük (kullanılır bir kelime değildir; ancak metinlerimizde geçtiği için buraya alınmıştır).
ELEŞTİRMEN
Eleştiri yapan kimse, eleştirmeci, eleştirimci, tenkitçi, münekkit.
ELEŞTİRME
Eleştirmek işi, tenkit.
DORSOVENTRAL
Dorsalden ventrale doğru yer alan. Palizat parenkimasının yaprağın sadece bir tarafında bulunduğu yaprak tipi.
ELEŞTİRİ
Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.
ÇEKİMSER
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.
KLORENKİMA
Yaprak sünger dokusunda ve gövde kabuk bölgesinde bulunan, fotosentez yapabilme yeteneğinde olan kloroplâstlı parenkima dokusu.
EPİTEM
Bitkilerde stomayı andıran açıklığın hemen altında ince çeperli, bol hücreler arası boşluklu, kloroplâstsız, kütinleşmiş hücrelerle ya da kaspari şeritleri ile de kuşatılabilen parenkimatik doku.
ELEŞTİRMEK
Bir düşünceyi, bir eseri, bir yargıyı inceleyerek doğruluk veya yanlışlığını ortaya çıkarmak ve gerçek değerini belirtmek, tenkit etmek.
FASİOLOİDİOZİS
Sığır ve öteki otçullarda dev karaciğer kelebeği Fascioloides magna'nın neden olduğu ve karaciğer parenkiminde şiddetli tahribat oluşumuyla belirgin hastalık, Halk dilinde kelebek.
HEPATOM
Karaciğer tümörü. Karaciğer parenkim hücrelerinden gelişen herhangi bir tümör. Karaciğer parenkim hücrelerinden gelişen kötücül tümör, hepatosellüler karsinom.
EŞERKİL
Bir enkil işlevinin eşit değer aldığı noktaların oluşturduğu çizgilerin ya da yüzeylerin niteliği.
GONİYODİSGENEZİS
İridokorneal açıyı dolduran mezenkimin atrofisi veya ligamentum pektinatumu oluşturan ipliklerdeki yoğunlaşma yetersizliğinden kaynaklanan gözün filtrasyon açısının yapılış bozukluğu. Kimi köpek ırklarında baskın, kalıtsal ailevi bir bozukluk olarak görülür.
HEPATOSİT
Karaciğerin temel işlevsel parenkim hücresi.
HEPATOZİS
Karaciğer parenkiminin dejeneratif hastalığı. Karaciğerin herhangi bir işlevsel bozukluğu.
ELEŞTİRMELİ
Eleştirme ile ilgili, eleştirme üzerine olan, eleştirel, tenkidî.
ELEŞTİREL
Eleştiri niteliği taşıyan, eleştiriyel, eleştirisel, tenkidî. Eleştiri ile ilgili.
ELEŞTİRİCİLİK
Eleştiricinin işi, eleştirmecilik, eleştirimcilik, eleştirmenlik, tenkitçilik, münekkitlik. İnsan bilgisinin sınırı üzerine felsefe bilinci ve bu bilincin uyanık tutulması, eleştirimcilik, kritisizm. Kant'ın akıl ve bilginin sınırını ve imkânlarını tespit etmek için özellikle dogmacılığın ve şüpheciliğin karşısına koyduğu felsefe yöntemi, eleştirimcilik, kritisizm.
ERKİ
Erkenki, evvelki.
LEYOMİYOSARKOM
Düz kas veya kas tabakasına dönüşmüş mezenkim dokusundan köken alan, tipik şerit biçimindeki kas liflerinden ve yuvarlak anaplastik hücrelerden oluşan, ender görülen, genellikle metastaz yapmayan kötücül tümör.