Kelimeler arşivi içinde; sonunda "engen" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu engen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında engen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde engen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YİĞRENGEN
DİRENGEN, İĞRENGEN, GELENGEN
ÖZENGEN, ÜŞENGEN
MENGEN, YENGEN, ÇENGEN, ZENGEN
ENGEN
ENGEN
Dişi deve.
YENGEN
Yemesi hoş nesne. İçine salam, sucuk, kaşar, ketçap, mayonez, turşu vb. konularak hazırlanan tost.
ÇENGEN
Yemek çatalı.
ÜŞENGEN
Üşengeç.
ZENGEN
Konya şehri, Çakmak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
İĞRENGEN
Her şeyden iğrenme huyu olan.
MENGEN
Bolu iline bağlı ilçelerden biri.
DİRENGEN
İnatçı.
GELENGEN
Kamıştan yapılmış, kalın ve uzun ip bobin.
YİĞRENGEN
Çok iğrenen.
ÖZENGEN
Amatör.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENGEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜŞENGEÇ
Çok üşenen, tembel, üşengen.
ÜŞENGENLİK
Üşengen olma durumu.
İĞRENGENLİK
İğrengen olma durumu.
AŞ
Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.
BURAR
Mengenenin sap kısmı. (Üreyil Kütahya).
OTURAK
Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.
AĞALAR
Bolu şehrinde, Mengen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya kenti, Ilgın belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BÖLÜKÖREN
Bolu ili, Mengen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Karabük şehrinde, Eskipazar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Karabük ili, Ovacık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Nevşehir ilinde, Gülşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAŞYELLİCE
Bolu şehri, Mengen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÜRTÜ
Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim.
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.
AĞACALAR
Bolu ilinde, Mengen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
İNATÇILIK
İnatçı olma durumu, direngenlik, inatlık, anutluk, muannitlik.
PRES
İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene, cendere. Baskı. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç.
ALTÇENE
Mengenenin boruyu sıkıştıran, V biçimli ve üzerinde yivle setler bulunan çenesi. Bu çene oturağa bağlıdır, (bk. Şek. 3).
BABAHIZIR
Bolu kenti, Mengen ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
İNATÇI
Ayak direyen, inat eden, anut, muannit, direngen.
ÖZENGENLİK
Özengen olma durumu, amatörlük.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.