Kelimeler arşivi içinde; sonunda "engelli" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu engelli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında engelli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde engelli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ENGELLİ
Engeli olan, mânialı. Vücudunda eksik ya da kusuru olan.
ÇENGELLİ
Çengeli olan veya ucu çengel biçiminde olan.
MENGELLİ
Şanlıurfa şehri, Birecik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENGELLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OLTA
Genellikle, bir olta takımının ava hazır bütünü. Balık avlamada kullanılan, ucuna çengelli iğne takılı, çoğunlukla naylon tellerden veya at kuyruğu kılından yapılmış iplik. Hile, düzen, oyun, yem.
KONKURHİPİK
Spor amacıyla yapılmış olan engelli at yarışı.
KANCA
Bir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk.
DOMUZAYAĞI
Tüfek namlusundan sıkıyı çıkarmaya yarar çengelli çubuk.
DEKATLON
Uzun atlama, gülle atma, cirit atma, yüksek atlama, disk atma, sırıkla yüksek atlama, 100, 400 ve 1500 metre koşuları ile 110 metre engelli koşusundan oluşan atletizm yarışması.
GÖRMEZ
Görme engelli.
TIĞ
Dantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş. Biz. Demirci ve tesviyecilerin delikleri büyütmek veya eşit duruma getirmek için kullandıkları takım. Kılıç.
DİLSİZ
Konuşma engelli, konuşamayan, ahraz. Ses çıkarmayan, sessiz olan (kimse).
ÇETREFİL
Karışıklığı dolayısıyla, anlaşılması veya sonuca bağlanması güç. Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan (dil). Sarp, engelli ve engebeli (yer).
ZIPKIN
Büyük balıkları vurup çekmeye yarayan ucu çengelli mızrak.
SAKAT
Vücudunda hasta ya da eksik bir yanı olan, engelli, özürlü. Bozuk veya eksik.
TUTTURMAK
Tutmasını sağlamak. Takip etmek. Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek. Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. Aklına koyup direnmek, ısrar etmek. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak.
İĞ
Pamuk, yün vb.nden iplik eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve çengelli olan, ağaçtan yapılmış araç, eğirmen, kirmen. Değirmen taşının ortasında bulunan ve yukarıdaki üst taşa geçen demir eksen. Araba okunun ekseni. İğ iplik.
ENGELLİLİK
Engelli olma durumu.
BİLROTHPENSİ
Büyük tümörleri tutup kavrayabilmek için kıvrık sivri uçlu, uçları iki veya dört çengelli, sivri uçlu çengellerin karşılaşmasıyla dokulara batırılarak kullanılan pens.
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.
GÖZSÜZ
Gözü olmayan. Görme engelli.
AMALIK
Görme engellilik.
ÖZÜRLÜ
Özrü olan. Engelli. Kusuru olan, defolu.
ARKULA
Kuru dalları çekip koparmaya yarıyan ucu demir çengelli uzun sırık.