Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eneke" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eneke ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eneke olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eneke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ENEKE
Çocukların oynadığı aşıkların en büyüğü ve en güzeli. Tohumluk kuru fasulye. Öküz aşığı. Nehirlerde, göllerde buzlar çözüldükten sonra yüzen parçalar. Yassı, ufak, düzgün taş parçaları. Aşık oyununda seçilen en büyük ve ağır aşık. Çukur yerine kurşun, kara sakız ve benzerleri konur. Oyunda kullanılan büyük aşık kemiği.
HENEKE
Pay, hisse. Oynarken çocukların dizdiği ceviz ya da fındık kümeleri. Eneke, aşık oyununda aşıkları vurmak için kullanılan büyük aşık.
TENEKE
Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu kabın aldığı miktarda olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENEKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRNAK
İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Tırnak işareti. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Gemi demirinin ucundaki yassı parça.
KUTU
İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap. Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz. Bu kabın alabildiği miktarda olan. Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap.
BİRKÜÇÜK
Dörtte bir teneke.
SÜZGÜ
Delikli çanak. Balıkçı kepçesi. Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap.
TENEKECİLİK
Tenekecinin yaptığı iş.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
PENES
Genellikle halk oyunlarında kızların süs olarak kullandığı, altın taklidi, sarı tenekeden pul.
AYYILDIZ
Tenekecilikte delik açmaya yarayan, ucu yarımay biçiminde, çelik araç. (Yalvaç Isparta). Ay ve yıldız. Erzurum ilinde, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Akçakale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BOCUT
Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi. Toprak, çam ağacı veya madenden yapılmış ibrik, emzikli testi. Kapaklı ve lüleli çinko sürahi, toprak, bakır sürahi. Güğüm, küçük güğüm. Bakır veya teneke maşrapa, büyük su tası. Çömlek. Kısa boylu, kötü insan. Kilden yapılan küçük testi.
TENEKELEMEK
Teneke kutuya doldurmak.
MEVZUAT
Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü. Sandık, çuval, teneke gibi içine ticaret malı konulan koyacaklar.
KESME
Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.
AŞARLAMAK
Yiyecek konacak tenekeleri önceden eritilmiş balmumu ile kaplamak.
FARAŞ
Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir kürek türü.
TENEKECİ
Tenekeden kap ve öteberi yapan, tenekeden yapılmış malzemeyi onaran kimse.
TENEKELEME
Tenekelemek işi.
ARAV
Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
KORDON
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.