Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emsem" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emsem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emsem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emsem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EMSEM
İlâç, merhem. Boş inan. Düzenlik, güvenlik. Sersem: Bu adam emsemdir, her işi göremez.
SEMSEM
Sersem. Tarlalarda biten, hoş kokulu bitki tohumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMSEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
MÜHİMSEMEZLİK
Önemsemezlik.
YEĞNİLEMEK
Önemsememek, hafifsemek.
HAFİFSEMEK
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek, yeğnisemek, istihfaf etmek.
SÖYLEMSEME
Söylemsemek işi. O anda söylüyormuş gibi yapma.
TINMAK
Ses çıkarmak. Önemsemek, önem vermek, dikkate almak, takmak.
ADAMSAMAK
Adam yerine koymak, önemsemek.
HAVALI
Herhangi bir nitelikte havası olan. İyi, temiz hava alan, havadar. Kibirli, çalımlı, gururlu. Sıkıştırılmış hava ile çalışan (alet vb.). Bir işi gereğince benimsemeyen, önemsemeyen. Göz alıcı, çekici, albenisi olan.
MÜHİMSEMEK
Önemsemek.
ABUH
Şaşma ve korku ünlemi. Sıkıntı, usanç, bıkkınlık ünlemi. Önemsememe ünlemi: Abuh, sende onu bir şey mi zannettin!.
SAYMAK
Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Ödemek, peşin vermek. Sayıları arka arkaya söylemek. Önemsemek. Geçer tutmak. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Arka arkaya söylemek, sıralamak. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Gibi görmek, kabul etmek. Hesaba katmak, dikkate almak.
ÖNEMSEME
Önemsemek işi.
ADAMSIMAK
Adam yerine koymak, önemsemek.
GULAĞASMAMAK
Önemsememek, boşvermek. Önem vermemek.
FÜTURSUZCA
Önemsemeyerek, aldırmayarak, fütursuzcasına.
OYNAMAK
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.
AŞIR
Aşure. Boş ver, önemseme.
TAKMAK
Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Borç bırakmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Sınavını başaramamak. Ad, lakap koymak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Kuşanmak.
ÖNEMSEYİŞ
Önemseme işi.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.