Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emlek" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emlek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emlek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emlek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EMLEK
Anası ölen kuzuları başkasına emzirme. Süt kuzusu. Dörtgen. Emlâk.
ÇEMLEK
Su gibi sıvı maddeleri koymak için tahtadan yapılmış kap. Kolları veya bacakları sıvalı adam.
YEMLEK
Av sırasında, tuzağın çevresine dökülen yiyecek. Tavuğun yem torbası.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMLEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜLKE
Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.
SÖMÜRGELEŞME
Sömürge durumuna gelme, müstemlekeleşme.
BURALI
Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse.
MEMLEKETLİ
Aynı memleketten olan kimse, toprak, yerdeş, hemşehri. Memleket halkı.
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.
SÖMÜRGELEŞTİRMEK
Sömürge durumuna getirmek, sömürge yapmak, müstemlekeleştirmek.
SILACI
Memleketine, doğup büyüdüğü yere dönerek yakınlarına kavuşan kimse.
SÖMÜRGE
Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke, müstemleke, koloni.
MEMLEKETÇİ
Memleketin her bakımdan yükselmesini, gelişmesini isteyen, bu yolda çaba harcayan kimse.
TOPRAK
Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
SÖMÜRGELEŞMEK
Sömürge durumuna gelmek, müstemlekeleşmek.
KONTUVAR
Bir memleketin, yabancı bir memleketteki ticaret acentesi.
MEMALİK
Memleketler.
HEMŞEHRİ
Memleketli.
SÖMÜRGECİ
Sömürgesi olan, sömürge elde etmek amacında olan kimse veya ülke, müstemlekeci, kolonyalist. Sömürgecilikle ilgili olan.
NERELİ
Birinin memleketini sormak için kullanılan bir söz.
MEMLEKETÇİLİK
Memleketçi olma durumu.
SÖMÜRGELEŞTİRME
Sömürgeleştirmek işi, müstemlekeleştirme.
SÖMÜRGECİLİK
Genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi, müstemlekecilik, kolonyalizm.
MEMLEKETSİZLİK
Memleketsiz olma durumu.