EMBRİYONEL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "embriyonel" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. embriyonel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu embriyonel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde embriyonel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EMBRİYONEL

Embriyoyla ilgili, embriyonel döneme ait olan.

EMBRİYONELİS

Embriyoyla ilgili olan.

  -   -   -  

Anlamında EMBRİYONEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EMBRİYONEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ULTİMOBRANŞİYAL

Embriyonel gelişim sırasında beşinci yutak kesesine ait veya oradan köken almış anlamında.

KORİSTA

Yemek borusunda mide mukozası parçası, dil kökünde tiroit bezi dokusu bulunması gibi embiroyonel bir gelişim bozukluğu olarak bir dokunun bulunmaması gereken yerde bulunması. Embriyonel gelişim bozukluğu olarak ait olduğu organ veya oluşum dışında yerleşmiş, dolayısıyla normal yerinden uzaklaşmış doku kitlesi.

URAKUS

Fetal dönemde idrar torbasını allantois kesesine göbekten geçerek bağlayan ve doğumdan sonra lümeni kapanan embriyonel kanal. Bağlantı doğumda sonra idrar torbasının umbilikal ligamenti olarak kalır.

BLASTOM

Bir organ veya dokunun blastemasındaki embriyonel hücrelerden köken alan tümör.

NEKSUS

Karşılıklı hücre zarlarında transmembran kanal proteinleri ağızlaşarak silindir biçiminde ve odaklar hâlinde komşu hücreleri birbirine bağlayan ve embriyonel hücrelerle epitel hücrelerinde küçük moleküllü maddelerin geçişini sağlayan hücre bağlantı türü, makula kominikans. Sinir hücreleriyle kalp kasını ve düz kasları oluşturan hücreler arasında makula komunikanslar uyarı iletimini sağladığından bu oluşumlara neksus adı da verilir.

SERKOMER

Sestot embiryosunun altı kanca taşıyan onkosfer dönemi. Proserkoit veya sistiserkoitlerin arka kısmında bulunan ve genellikle embriyonel çengeller taşıyan yumru benzeri bağlantı.

HEPATOBLASTOM

Embriyonel dönemdeki hepatositlere benzeyen hücrelerin, küçük, düzensiz kordonlar ve portal alanları bulunmayan kümeler oluşturması ve alfa fetoprotein düzeyinin yükselmesiyle belirgin, yeni doğmuş ve gençlerde görülen kötücül karaciğer tümörü.

TERATOLOJİ

Embriyonel gelişim devresinde kusurlu organ ve doku oluşmasına neden olan etkenleri ve bunların meydana getirdiği yapılış bozuklukların konu alan, patoloji ve embriyolojiden faydalanan bilim dalı.

PLİKAMİSİN

Glikozit yapısında, DNA molekülüne bağlanarak DNA'ya bağımlı RNA üretimini baskılayan ve özellikle embriyonel hücreli testis kanserlerinin tedavisinde kullanılan kemoterapötik ilaç, mitromisin.

PİEBALDİZM

Melanositlerin embriyonel dönemde nöral kristadan deriye göçündeki bozukluktan kaynaklanan melanin yetersizliği. Yerel albinizm veya vitilogoya benzer tarzda, deride düzensiz dağılım gösteren, beyaz veya siyah yama tarzında odakların gelişimiyle belirgindir.

DİSRAFİ

Embriyonel gelişim esnasında nöral tüpün üst kısmının kapanmasındaki kusur veya yetersizlik nedeniyle orta hat üzerinde, birleşmesi gereken kafatası, beyin, omurilik ve omurga gibi yapıların, arada yarık bırakarak birleşmemesiyle belirgin, doğuştan ve kalıtsal özellikte yapılış bozuklukları, disrafik durumlar, disrafizm.

EMBRİYOPATİ

Embriyonel gelişim döneminde yavruda biçimlenen ve yavrunun ölümü veya anomaliyle sonuçlanan durum.

ASTROBLAST

Astrositlere dönüşen embriyonel hücre.

BLASTEMA

Vücudun organ ve dokularını oluşturan, bölünebilen, rejenere olabilen farklılaşmamış hücrelerin genel adı. Embriyonel veya rejenere olan organ ve dokularda bulunurlar.

NEFROBLASTOM

Çoğunlukla genç hayvanlarda ve zaman zaman dölütlerde, embriyonel doku elemanlarından veya böbrek displazi odaklarında köken alan, çabuk gelişen, kötücül, epiteliyal doku dışında, düz ve çizgili kaslar, kıkırdak, kemik ve yağ dokusu içeren böbrek tümörü, böbrek adenosarkomu, embriyonel adenosarkom, embriyonel nefroblastom, embriyonel nefrom, Wilms' tümörü.

MEZORKİYUM

Cavum vaginale'nin parietal yaprağıyla er bezini saran viseral yaprağını birleştiren karın zarı orijinli seröz çift bağ. Embriyonel devrede testis'in asıcı bağı.

SKLEROTOM

Siklereya kesit yapmada kullanılan özel bisturi. Somitlerin ortasındaki miyosölom denilen boşlukların duvar yapılarından ortaya çıkan, embriyonel bağ dokunun, ileriki gelişmelerde omurların kıkırdak modellerinin ve o bölgenin düz kaslarının biçimlendiği oluşum. Burada yer alan hücreler yıldız biçimine dönüşürler.

PRİMORDİYUM

İlk şeklini almaya başlayan gelişmekteki bir yapı. İleride gelişerek organ veya oluşumun olgun biçimini oluşturacak embriyonel yapı, rudimentum.

MİKSOM

Mukoid madde içine dağılmış, yıldız görünümündeki embriyonel bağ doku hücrelerinden oluşan, yumuşak kıvamlı mezenkimal tümör. Mukoid dejenerasyona uğramış bağ doku tümörü.

RABDOMİYOSARKOM

Çizgili kas hücrelerinden veya embriyonel mezenkimden köken alan sıkça lenf yumruları, dalak, akciğer ve böbreklere metastazlar oluşturan, genç hayvanlarda görülen oldukça kötücül tümör, rabdomiyoblastom.