Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eltmek" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eltmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eltmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eltmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YÜMSELTMEK, TİNGELTMEK, SEYRELTMEK, ŞİMŞELTMEK, YÜKSELTMEK, DİNCELTMEK, SİYRELTMEK, ÇÖNGELTMEK
DÖMELTMEK, DÖBELTMEK, GÜCELTMEK, HERELTMEK, KİPELTMEK, KÖSELTMEK, NEZELTMEK, SEĞELTMEK, SERELTMEK, SÖBELTMEK, SÖVELTMEK, SÜVELTMEK, ŞEŞELTMEK, ÜSGELTMEK, YEKELTMEK, CÖĞELTMEK, ÇÖMELTMEK, DÜZELTMEK, İNCELTMEK, KÖRELTMEK, ŞENELTMEK, YÖNELTMEK, YÜCELTMEK, BERELTMEK, CİBELTMEK, CİRELTMEK, ÇÖKELTMEK, ÇERELTMEK, ÇÖNELTMEK, DİGELTMEK, Devamını Oku »»
ELTMEK
İletmek, götürmek.
NEZELTMEK
İnceltmek, aşındırmak.
KİPELTMEK
Sağlamlaştırmak, sıkıştırmak, sertleştirmek.
ŞİMŞELTMEK
Ucunu sivriltmek.
DÖBELTMEK
Birisini secde durumuna sokmak.
YÜKSELTMEK
Yükseğe çıkarmak, yukarı kaldırmak. Güçlendirmek, şiddetlendirmek. Bir sayıyı kendisiyle birkaç kez çarpmak. Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek. Aşama ve mevki bakımından daha yüksek duruma getirmek. Değerini olduğundan daha çok göstermek.
TİNGELTMEK
Gerginleştirmek.
DÖMELTMEK
Yuvarlak bir çıkıntı şekline getirmek, tümseklendirmek.
KÖSELTMEK
Ağacın tepesini ya da ucunu kesip kısaltmak. Sindirmek, pusturmak.
DİNCELTMEK
Canlılığını, dinçliğini, zindeliğini sağlamak.
HERELTMEK
Belli etmek, hissettirmek.
SİYRELTMEK
Yoğurdu sulandırmak.
ÇÖNGELTMEK
Zayıflatmak, gücünü kırmak, körletmek.
SEYRELTMEK
Seyrekleştirmek. Sıvıyı bir miktar su veya sıvı katarak az yoğun duruma getirmek.
YÜMSELTMEK
Yükseltmek.
GÜCELTMEK
Güçleştirmek, zorlaştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELTMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HALKEVİ
Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş. Bu kuruluşun görev yaptığı yapı.
İYİLEŞTİRME
İyileştirmek işi, ıslah. Bir kimsenin iş yapmaya engel olan sakatlığını, yetersizliğini gidermek veya bozuk olan ruhsal durumunu düzeltmek amacıyla uygulanan tedavi, rehabilitasyon, rehabilite. İflas hâlindeki işletmeyi iyi yönetimle kâra geçirme, rehabilitasyon, rehabilite.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
ÇÖMELTME
Çömeltmek işi.
ÇIKINTI
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
DOĞRULTMAK
Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek. Yön bulmak. Düzeltmek. Para sağlamak, kazanmak. Yöneltmek.
DÜZELTME
Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.
İNCELTME
İnceltmek işi.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
CUMBALAMAK
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.
ETKİLEMEK
Etkiye uğratmak, tesir etmek. Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
ATFETMEK
Bir işi veya bir sözü bir kimseye mal etmek, yüklemek, isnat etmek. Yöneltmek, çevirmek.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
ÇÖKELTME
Çökeltmek işi.
ARTTIRMAK
Artırma işi yapılmak. Yükseltmek.
DÜZLETME
Düzeltmek işi.
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.
AYARLAMAK
Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.