Kelimeler arşivi içinde; sonunda "elmalar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu elmalar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında elmalar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde elmalar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ELMALAR
ELMALAR
Kahramanmaraş ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELMALAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAKLAMAK
Acele etmek. Çalmak, aşırmak: Elmaları hemen alaklamışlar. Karıştırmak, dağıtmak: Çocuklar her tarafı alakladılar.
KUDURU
Kararlama, götürü : Bu küfedeki elmaları sana on kuruşa kuduru satarım. Gelişigüzel, özensiz.
HIŞIL
Beceriksiz. Ağır. Kötü: Bu elmalar çok hışıl. Bazı yerlerde toprak altında bulunan çamur tabakası. Kadınların kullandıkları mücevher.
SEÇGEL
1.Seçilmiş, seçkin : Seçgel elmaları sepete koy. 2.Açık, okunaklı, seçkin (yazı).
FOSA
Yaşlı koyun. Döküntü, çürük, işe yaramaz: Elmaların fosasını ne yaptınız?.
TUTA
1.Karadut. 2.El ile meyve toplama işi ya da el ile toplanmış meyve : Bu elmalar tuta mıdır?. Meyveleri elle toplama.
SIYINMAK
Çapa ile toprağı temizlemek. Bozmak : Ağlamak apdesti sıyınmaz. Sığmak : Elmaların hepsi bu sepete sıyındı.
ARDISÜRME
Seçintisiz, seçmeden: Bu yıl elmaları ardısürme sattım.
ÇİRİMEK
Çürümek: Elmalarımızın bir kısmı çiridi. Tiksinmek, tiksintiden vücudu ürpermek.
KEPERMEK
Dövülen tahılın ince kabuğu, zarı çıkmak. Tazeliğini kaybeden meyve susuz kalmak, kepeklenmek. Meyve yumuşamak, olmak. Kabarmak (toprak, boya vb.). Yün ve kumaş tiftiklenmek. Yumuşamak, gevşemek: Elmalar bekletilirse keperir. Yorulmak, güçsüz kalmak. Islatılmış hububat dibekte dövülürken ince kabuğu çıkmak. Nefesi kesilmek, çok yorulmak (Çayağzı). (tahıl) Kepeği çıkmak.
NEDİR
Özür, eksiklik, utanılacak şey. Özür, eksik: Bu yılki elmalar nedirli.
GAHLAMAK
Dilimlere ayırmak: Gel beraberce şu elmaları gahlayalım. Koşulu öküz veya mandayı sürmek, sevketmek. Taklamak.
PERİKMEK
Tiksinmek. Yadırgamak. Ürkmek, ürkerek kaçışmak (kümes hayvanları ve davarlar). Ezilmek, berelenmek : Elmaları yavaş koy perikmesin. Kapanmaya yüz tutan yara yeniden açılmak, işlemek. Uykusu kaçmak. Tavuk, kuş ve benzerleri ürkmek. Yara yeniden açılmak.
PIRSIK
Duman : Tilkiye pırsık verdik. Buruşmuş, büzülmüş, derisi gevşemiş : Bu elmalar pırsık olmuş.