Sonu ELİYLE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eliyle" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eliyle ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eliyle olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eliyle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ELİYLE

Aracılığıyla.

  -   -   -  

Anlamında ELİYLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELİYLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOMÇAMLAMAK

İki eliyle birden almak.

ELİNLE

Eliyle.

ELİŞİ

Kanaviçe işi. Eliyle belini getirme. Okullarda öğrencileri el işlerine alıştırmak amacıyla kâğıt, mukavva, tahta, tel gibi gereçler ve basit el araçlarıyle yaptırılan yaratıcı işlere verilen genel ad. Amacı, el işleri yoluyla çocukların gelişmesine katkıda bulunmak olan ve daha çok ilk ve ortaokul çağında okutulan dersin adı. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç.

YAPINDIRMAK

Bir işi kendi eliyle, özenle yapmak. İşi, olur duruma getirebilmek, becermek: Bu işi, sonunda yapındırabildi. Yavaş yavaş alıştırmak. Benzetmek, uyum sağlamak: Bu elbiseyi o kadar yapın-dıramayacak. Elde ettirmek, alıştırmak, kabiliyetli hale getirmek.

HOTDEZLEMEK

Bir şeyi fırlatmadan önce eliyle tartmak; fırlatmak; atmak.

KADASTRO

Bir ülkedeki her çeşit arazi ve mülk yerinin, alanının, sınırlarının ve değerlerinin devlet eliyle belirlenip plana bağlanması işi.

SIAŞLAMAK

Bir şeyi eliyle düzeltir gibi yapmak, sıvazlamak.

ÖRENEL

Eliyle bir şeyler ören kimse.

DOĞA

Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

ALTINBEŞİK

Bir eliyle kendi bileklerini kavrayan iki kişinin, öteki eliyle karşılıklı olarak birbirlerinin bileklerini tutmaları.

KANALIYLA

Bir kimse veya bir şey aracılığıyla, yoluyla, eliyle.

SOVHOZ

Sovyetler Birliği'nde devlet eliyle yönetilen tarım işletmesi.

ARACILIĞIYLA

-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.

KANAL

Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

DOĞAL

Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

KENDİLİĞİNDEN

İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.

SAKINMA

Sakınmak işi, içtinap. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.

YAPAY

Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı. Yapmacık.

KÜYDÜRMEK

Elinden bir şeyi atmak, fırlatmak. Bir şeyi eliyle itmek, sürmek. Yerinden etmek, ayağını kaydırmak, ilgisini kesmek. Bekletmek, intizarda bırakmak.

TARAFINDAN

...-ınca. Eliyle, aracılığıyla. Türünden, çeşidinden.