ELEĞİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eleği" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. eleği ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eleği ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eleği olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ELEĞİ

Yün eğirmeye yarayan araç, kirmen.

ELEĞİMSAĞMA

Gökkuşağı.

ELEĞİDAĞI

Isparta şehri, Uluborlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ELEĞİMSEMA

Gökkuşağı.

  -   -   -  

Anlamında ELEĞİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELEĞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇERHİFELEYH

Feleğin çarkı.

DELDAKMA

Kadın yeleği. (Gücüllü Yalvaç Isparta).

GÖKKUŞAĞI

Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.

CANCANA

Yakın, yan yana. Kırmızı ve yeşil renkli, güveyi yeleği yapılan ipekli kumaş. Parlak kumaştan başörtüsü.

NOKRA

Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık.

ELPİNTİ

Un elendikten sonra eleğin üstünde kalan kısım.

ÇİNER

İri gözlü kalbur. Nefret etme (hk.). Hububat eleği. Doğru, dürüst, namuslu kimse.

DAŞGIR

Arpa eleği.

GEVREKMEK

Kavun keleği.

DAŞGÖZEL

Büyük buğday ve arpa eleği. (Susuz Kars).

GELEK

Hizmetçi. Kahkül, zülüf. Kurumaya yüz tutmuş yeşil yaprak. Kavun, kabak saplaımın budakları. Geliş yolu, geldiği yer. Azgın sığır. Bostan çardağı. Koyun ve keçilerin başlarına takılan büyük zil. Gelir: Bu değirmenin geleği iyi. Göçmen. Bitki yaprağı.

SIKMA

Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).

MANTAR

Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

FISKAR

Un elendikten sonra eleğin üzerinde kalan esmer tanecikler.

HABA

Abla. Çözgüsü kıl, atkısı yün ipliğinden dokunan kilim. Keçi kılından dokunmuş, çadır yapmaya yarayan dokuma. Çözgüsü ve atkısı kendir ipliğinden olan çuval. Kaba kumaş. Yün yağmurluk. Palto, aba. Siyah yünden dokunmuş, önü kaytanlı, cepkenimsi kısa erkek ceketi. Haber. Yünden örülmüş ceket. Kilim. Aba, yünden dokunmuş kumaş. Aba, kalın dokunmuş kumaş. Siyah eteklik üzerine giyilen kollu kadın yeleği. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Palto. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). iki parçadan yapılmış kıl kilim. (Kızılhisar Acıpayam Denizli).

GÜCEK

Kısa boylu, bodur. Kollu kadın yeleği. Bir tarafı geniş bir tarafı dar olan tarla parçası. Kuyruksuz, kuyruğu kesik hayvan. Zonguldak şehri, Kozlu bucağına bağlı bir yer.

ÇALHANTU

Yıkanan buğdayın eleğin altında kalan kısmı, elenti. Sulandırılmış yoğurt, ayran. Bulaşık suyu.

ELEMEN

Elek. Elek. (Emirdağ Afyonkarahisar). Değirmen eleği. (Kandilli Bilecik; Yüreğil Kütahya). Bolu kenti, Gökçesu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

GÖHERMEK

Başkasına bir şey vermek: Eleği ablana göher.

ÇÖKELEKLİ

İçinde çökelek bulunan, çökeleği olan.