Kelimeler arşivi içinde; başında "elektronlar" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. elektronlar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu elektronlar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde elektronlar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ELEKTRONLAR
ELEKTRONLAR
Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELEKTRONLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
ORTAKLAŞIM
İki atomun birer elektronlarını paylaşarak bileşik oluşturmaları.
SİTOKROM
Sitokrom oksidazın (sitokrom c oksidaz) komponenti. Solunum zincirinde son elektron taşıyıcı olup elektronlar sitokrom a ve sitokrom a3 kanalıyla oksijene taşınır ve su teşekkül eder. Hücre metabolizmasında çok önemli olan hemen hemen bütün hayvan ve bitkilerin hücrelerinde oluşan, demir-porfirin proteinleri sınıfından renkli bir madde. Hayvan ve bitki dokularında yaygın olarak bulunan solunum, fotosentez ve diğer oksido-redüksiyon reaksiyonlarında elektron taşıyıcı olarak rol oynayan hem grubu içeren bir grup protein. Prostetik gruplara göre a, b, c ve d sitokrom olarak sınıflandırılır. Hayvan ve bitki gözelerinde bulunan ve solunumda görevi olan bir kromoprotein.
DELOKALİZE
Bir bölgeye yayılmış. Ör. delokalize elektronlar, bir molekülde bir çok atom üzerine yayılmış durumda olan elektronlar.
UBİKİNON
Mitokondri iç zarında bulunan, elektron transfer zincirinde elektron taşıyıcısı olarak görev yapan, 6-10 izopren ünitesinden oluşan, yağda eriyen bir izoprenoit, koenzim Q. Elektron transfer zincirinde NADH-Q redüktazdan aldığı elektronları sitokrom b'ye taşır.
SEKİZİİ
Değerlik elektronlarından sekiz tanesinin oluşturduğu, kimyasal etkinliği olmayan bir yörünge.
ELEKTRONEGATİFLİK
Elementlerin, katıldıkları kimyasal bağdaki elektronlara sahip olma eğilimlerinin bağıl ölçüsü. Genel olarak, periyodik sistemin sağ üst kısmında yer alan elementlerin elektronegatiflikleri yüksektir En elektronegatif element olan Florun elektronegatifliği itibari olarak 4,00 kabul edilmiş ve diğer elementlerin elektronegatiflikleri buna göre sıraya dizilmişlerdir.
AMİTAL
Elektron taşıma zincirinde elektronların NADH' den koenzim Q'ye geçişini engelleyen bir madde.
NÜKLEOFİL
Elektron noksanlığı olan bir çekirdeğe elektronlarını vermeye kuvvetle eğilimli olan elektronca zengin bir grup.
ROTENON
Solunum zincirinde elektronların NADH'den koenzim Q' ya taşınmasını engelleyen zehirli bitkisel bir madde olup insektisit olarak da kullanılmaktadır. Derris ellipitca veya Derris malaccensis bitkilerinin köklerinden elde edilen ve balık avcılığında yaygın olarak kullanıldığından dolayı balık zehri olarak da adlandırılan bir tür zehir. Böceklerde hem temas hem de mide zehiri olarak etkiyen ve etkisini solunum sırasında elektron transfer zincirindeki elektronların NADH+H'den koenzim Q'ya geçişini engelleyerek gösteren bitkisel toksik madde. Balık zehri olarak da kullanılır.
REDÜKDANT
Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektronların vericisi.
ELEKTRONİK
Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.
DİPOL
İki kutuplu. Hem pozitif hem de negatif yüke sahip bir molekül veya yapıları çevresinde eşit olmayan bir biçimde dağılmış elektrik yüküne, elektronlara sahip olan su gibi moleküller.
PARAMANYETİK
Havadan daha güçlü manyetik özellikleri olan ve eşleşmemiş elektronlara sahip bir madde.
AMOBARBİTAL
Elektron taşıma zincirinde elektronların NADH'den koenzim Q'ya geçişini engelleyen bir madde.
LİYAZ
Bir molekülün parçalanmasını ya da bir grubun uzaklaştırılmasını sağlayan enzimler. Oksidasyon, redaksiyon ya da hidroliz yapmayan yalnızca elektronların düzenlenmelerini gerçekleştiren, C-C, C-O, C-N veya benzer bağları koparan ve ürünlerde çift bağ ya da halkasal yapı oluşturan enzim grubu. Sentaz.
IŞILELEKTRİK
Işıkla üretilen elektrik yükleri ve elektrik akanı. Kimi özdeklerin, yüzeylerine düşen ışık fotonlarının saldıkları erke ile yüzey atomlarından kopan elektronların oluşturduğu elektrik akımı.
PLAZMA
Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.
OKSİDANT
Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektronların alıcısı.
OKSİDOREDÜKTAZ
Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen dehidrojenaz, hidroksilaz, oksidaz, oksijenaz, peroksidaz ve redüktaz gibi enzimler, oksidasyon-redüksiyon enzimleri. Bir substrattan diğerine H atomu, O atomu veya elektronların transferini katalize eden enzim. Bu sınıfta dehidrojenazlar, hidroksilazlar, oksidazlar, oksijenazlar, peroksidazlar ve redüktazlar bulunur.