ELBİSELİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "elbiseli" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. elbiseli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu elbiseli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde elbiseli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ELBİSELİ

Giysili.

ELBİSELİK

Giysilik.

  -   -   -  

Anlamında ELBİSELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELBİSELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUBULU

Yırtık elbiseli.

ENEŞTİRMEK

Yerli dokumadan olan elbiselik kumaşları yan yana dizmek, bir araya toplamak.

DONLUK

Çamaşırlık. 9 arşın uzunluğunda ensiz çizgili dokuma. İki baş örtüsüne yetecek kadar ipek çizgili ya da sade iplikten dokuma. Maaş. Hayvana yükletilen eşyanın bağlanmasında kullanılan ipin ucuna takılan ağaç çengel. Kadın şalvarı. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya) (don) : (Kandilli Bozüyük Bilecik). Elbiselik.

BELEYİK

Nişanlı kızın başına örtmek suretiyle hediye edilen elbiselik kumaş v.s.

BISAT

Elbise. Elbiselik kumaş. Çamaşır. İç giysisi.

TOH

Ekilmemiş tarla. Koyu : Toh yeşil bir elbiselik aldım. Dolu, çok : Buğdaylar bu yıl toh. Yazıklar olsun anlamında üzüntü ya da pişmanlık belirtir ünlem. Köpeklerin boğazına takılan dikenli demir halka. Yeni doğmuş tay. Koyu (renk için). Karnı tok, doymuş. Tok. Eski türkçe tok: tok. Tok, sıkı, sağlam.

ASBAPLIH

Elbiselik kumaş.

DIRAZ

Kel. Delikanlı. Genç kız. İri öğütülmüş un. Dokunuşu hatalı, pürüzlü elbiselik kumaş. İnsanı gücendirecek söz.

DAZINKIRI

Pejmürde kıyafetli, eski püskü, yırtık elbiseli kişi.

GİYSİLİ

Üzerine herhangi bir giysi giymiş olan, elbiseli, kıyafetli, esvaplı, libaslı, urbalı.

PINKIL

Çok yamalı : Pınkıl elbiseli çocuk.

GUTMU

Çeşitli renklerde işlenmiş elbiselik kumaş.

ENTERİLİK

Entarilik, elbiselik.

HERKENEKLİ

Çok eski elbiseli kişi.

GİYSİLİK

Giysi konulan yer, elbiselik. Giysi yapılmaya elverişli (kumaş), elbiselik. Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Gardrop. Tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. Tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.