Kelimeler arşivi içinde; başında "ektirme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ektirme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ektirme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ektirme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EKTİRME
Ektirmek işi.
EKTİRMEK
Ekme işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKTİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEDİBASTI
Bütün yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak tutkal sürme işi.
AKTARMASIZ
Aktarma gerektirmeyen. Aktarma yapmayarak.
KIVRANDIRMAK
Kıvranmasına neden olmak. Çok üzmek, acı çektirmek.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
İÇERMEK
İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek. Bir şey, başka bir şeyin varlığını gerektirmek, biri ötekini ister istemez düşündürmek, tazammun etmek.
ÇEKTİRİ
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme.
MARİFETSİZ
Ustalığı olmayan, hüner gerektirmeyen.
SEKİTMEK
Sektirmek.
İNLETMEK
İnlemesine yol açmak. Çok eziyet vermek, eziyet çektirmek.
BELAGAT
İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği. Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, retorik. Bir şeyde gizli olan derin anlam. Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı.
İSTİLZAM
Gerektirme.
MESULİYETSİZ
Sorumsuz. Sorumluluk gerektirmeyen.
MASRAFSIZ
Masraf gerektirmeyen veya az masrafı olan, ucuza mal olan. Külfeti az bir biçimde.
SADİST
Başkalarına acı çektirerek cinsel doyum sağlayan (kimse), elezer. Başkalarına acı çektirmekten zevk duyan (kimse), elezer.
SADİSTLİK
Sadist olma durumu. Başkalarına acı çektirme yoluyla cinsel doyum sağlama biçiminde kendini gösteren bir sapıklık türü, elezerlik, sadizm.
SAKINCASIZ
Sakınmayı gerektirmeyen, mahzursuz.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
ÇEKTİRİŞ
Çektirme işi.
İKTİSATLI
Aşırı harcama yapmayan (kimse). Aşırı harcama gerektirmeyen (şey).
KARŞILIKSIZ
Karşılığı olmayan. Karşılık verilmeyerek. Karşılık gerektirmeyen.