Kelimeler arşivi içinde; başında "eksiklik" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. eksiklik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu eksiklik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eksiklik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EKSİKLİK
EKSİKLİK
Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKSİKLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZAAF
Düşkünlük. Eksiklik, yetersizlik. İrade zayıflığı.
BOŞLUK
Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
NOKSAN
Eksik. Eksiklik, kusur.
AYIP
Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.
GEDİK
Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.
KALAYLAMAK
Oksitlenmeden korumak için bir metal parçasını veya kabı kalay tabakası ile kaplamak. Sövmek. Eksiklikleri, kusurları görünüşte gizlemeye çalışmak.
NEKAİS
Eksiklikler, noksanlıklar.
EKSİ
Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.
KALIKLIK
Eksiklik, noksanlık. Kalık olma durumu.
EKSİKLENMEK
Eksiklik duymak.
AĞDUKLUK
Terslik, aksilik, kusurluluk, eksiklik.
ÖZÜR
Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Kusur, defo. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik ya da elverişsizlik.
KONDURMAK
Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.
NAKİSA
Eksiklik, kusur.
KUSUR
Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.
DEFEKT
Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Eksiklik. Kusur. Biçim bozukluğu.
SAKAMET
Bozukluk, yanlışlık, eksiklik.
GALAKTOZEMİ
Galaktoz metabolizmasındaki enzim eksiklikleri sonucu galaktozun glikoza metabolize edilememesi ve kanda galaktozun artmasıyla belirgin metabolizma bozukluğu.
ŞAİBE
Art düşünce. Kir, leke. Hile. Eksiklik, kusur, ayıp.
NOKSANLIK
Noksan olma durumu, eksiklik.