Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ekleşmek" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ekleşmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ekleşmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ekleşmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GELENEKLEŞMEK
SEYREKLEŞMEK, ZEVZEKLEŞMEK, PERNEKLEŞMEK, TÜMSEKLEŞMEK, TİTREKLEŞMEK, PELTEKLEŞMEK, GERÇEKLEŞMEK, DESTEKLEŞMEK, DERNEKLEŞMEK
BEBEKLEŞMEK, DÖLEKLEŞMEK, ÇEPEKLEŞMEK, BEREKLEŞMEK, YEDEKLEŞMEK, ÜRKEKLEŞMEK, ÇİÇEKLEŞMEK, BENEKLEŞMEK, SEVEKLEŞMEK, ŞEBEKLEŞMEK, KÖPEKLEŞMEK, YÖREKLEŞMEK, ERKEKLEŞMEK, ESNEKLEŞMEK
EŞEKLEŞMEK, ÖBEKLEŞMEK
DEKLEŞMEK, KEKLEŞMEK, LEKLEŞMEK, TEKLEŞMEK, PEKLEŞMEK, BEKLEŞMEK
EKLEŞMEK
EKLEŞMEK
Ek durumuna gelmek.
DÖLEKLEŞMEK
Uslanmak. Yerleşip rahata kavuşmak. Düzleşmek: Köprü yükselince yol dölekleşir.
DESTEKLEŞMEK
Birbirlerini desteklemek.
PELTEKLEŞMEK
Peltek duruma gelmek.
PERNEKLEŞMEK
Birkaç koyun, keçi sürüden ayrılmak, ayrı düşmek.
BEBEKLEŞMEK
Bebek gibi davranışlarda bulunmak.
SEYREKLEŞMEK
Seyrek duruma gelmek, seyrelmek.
ÇEPEKLEŞMEK
Çapraşık, karışık bir hal almak.
GELENEKLEŞMEK
Gelenek durumuna gelmek, gelenek değeri kazanmak.
TÜMSEKLEŞMEK
Tümsek durumuna gelmek, tümselmek.
BEREKLEŞMEK
Yitmek, kaybolmak.
ZEVZEKLEŞMEK
Sululaşmak.
YEDEKLEŞMEK
Karşılıklı olarak yedeklik etmek.
GERÇEKLEŞMEK
Gerçek olmak, gerçek duruma gelmek, meydana gelmek, tahakkuk etmek.
DERNEKLEŞMEK
Dernek kurmak.
TİTREKLEŞMEK
Titrek duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKLEŞMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKLEŞME
Ekleşmek işi.
EŞEKLEŞME
Eşekleşmek işi.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
OLMAK
Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
DESTEKLEŞME
Destekleşmek işi.
BEKLEŞME
Bekleşmek işi.
PEKLEŞME
Pekleşmek işi.
TİTREKLEŞME
Titrekleşmek işi.
SAHİLEŞMEK
Gerçek bir durum almak, gerçekleşmek.
PELTEKLEŞME
Peltekleşmek işi.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
DERNEKLEŞME
Dernekleşmek işi.
SEYRELMEK
Seyrekleşmek.
TIRTIKLANMAK
Tırtıklama işine konu olmak. Seyrekleşmek.
GELENEKLEŞME
Gelenekleşmek işi.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
SEYREKLEŞME
Seyrekleşmek durumu.
KÖPEKLEŞME
Köpekleşmek işi.
ÖBEKLEŞME
Öbekleşmek durumu.
GERÇEKLEŞME
Gerçekleşmek işi, tahakkuk.