Kelimeler arşivi içinde; başında "ekletme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ekletme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ekletme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ekletme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EKLETME
Ekletmek işi.
EKLETMEK
Ekleme işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EKLETME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEKLETME
Bekletmek işi.
İSTİF
Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın.
BEKLETİVERMEK
Bekletmek.
EGLETMEK
Bekletmek.
DİNLENMEK
Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek.
TERBİYE
Eğitim. Görgü. Hayvanı alıştırma. Araba hayvanlarının dizginleri. Eti, pişirmeden önce çeşitli baharatlar, yağ, salça vb. şeyler içinde bir süre bekletme. Bazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma.
BEKLETİŞ
Bekletme işi.
DEMLEMEK
Çayı kaynar suyun içine attıktan sonra renk ve koku vermesi için bir süre bekletmek.
DESTEKLETME
Destekletmek işi.
AŞAR
Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.
BEKLETEBİLMEK
Bekletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
OYALAMAK
Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek. Vakit kazanmak için aldatmak. Bekletmek. Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek. Oya ile süslemek.
AYAZLATMAK
Soğukta bekletmek. Ayazda soğutmak.
DUTMAK
Tutmak (bk. tutmak). Bekletmek, bakmak. Tutmak, yakalamak. Bir iş yapmak için para karşılığında anlaşmak. Rahatsız etmek, zehirlemek. Tutmak. Sabit kılmak. Farzetmek. Yapmak, amel etmek. Saklamak, muhafaza etmek, gizlemek. İstilâ etmek, zaptetmek, kaplamak. Bir hayvan çiftleştiği erkekten yavruya yüklü kalmak. Kapamak, seddetmek. Elde etmek, iltizam etmek, ihtiyar etmek. Alıkoymak, gitmeğe bırakmamak; mâni olmak. 1. Kullanmak. 1. Saymak, addetmek, kabul etmek. 1. Karşısına koymak.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
YATIRMAK
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek. Harcamak. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek. Eğmek, yatık duruma getirmek. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek. Konuk etmek. Uyutmak. Başarısızlığa uğramasına yol açmak. Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.
BEKLETİLMEK
Bekletme işine konu olmak veya bekletme işi yapılmak.
OPSİYON
Bekletme süresi. Ek gün. Ek süre. Seçenek. İngilizce option kelimesinden dilimize geçmiştir. Option ingilizce'de seçenek, seçilecekler grubundan her biri anlamına gelir. Ayrıca özellik anlamına da gelebildiği olmuştur.
DİKİTTİRMEK
Ayakta bekletmek. Birini çok koşturmak.
EGLAMAK
Durdurmak, bekletmek. Mâni olmak.