EKEREK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ekerek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ekerek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ekerek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ekerek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EKEREK

Ekin.

  -   -   -  

Anlamında EKEREK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EKEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KURA

İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

TIRMANMA

Tırmanmak işi. Atom silahlarının gücünün önüne geçilmez, önlenemez bir biçimde hızlanmasını belirten terim. Özel araçlardan yararlanarak vücudu, kollarla çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Bir durumun, bir olgunun giderek güç kazanması, etkisini artırması, güçlenmesi.

ÖZEZER

Cinsel zevk almak için kendisine eziyet edilmesi gereken, eziyet çekerek cinsel zevk alan sapık kimse, mazoşist. Özezerlik sapıncı gösteren kimse, mazoşist.

TIRMIKLAMAK

Tırmalamak. Üzerinde tırmık çekerek toprağı işlemek.

SIYIRMAK

Hızla sürtünerek bir şeyin yüzünden bir parça soymak, koparmak veya üzerini hafifçe yırtmak. Çekip kurtarmak. Çekerek çıkarmak. Hafifçe dokunarak geçmek. Akıl sağlığını kaybetmiş olmak. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak.

ÇALAKÜREK

Sürekli kürek çekerek.

KAPMAK

Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.

SÜNDÜRMEK

Bir şeyi çekerek uzatmak, esnetmek.

SORMAK

Birine soru yönelterek herhangi bir konuda bilgi istemek, sual etmek. Bir işin sorumluluğu kendisinde olmak, bir işten sorumlu bulunmak. Dudakları uzatıp soluğu kuvvetle çekerek emmek.

ÇEKİŞTİRMEK

Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek.

ÇİFTÇİ

Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse.

HIÇKIRMAK

Boğazdan hıçkırık sesi çıkarmak. İçini çekerek ağlamak.

RUHBANİYET

Rahiplerin evlenmeyerek ve dünyadan el etek çekerek yaşamaları durumu. Ruhbanlık.

EZİYETLİ

Eziyet çekerek yapılan. Eziyet veren, eziyet çektiren, üzgülü.

İMSAK

Oruca başlama zamanı. Cimrilik. Bir şeyden el çekerek nefsine hâkim olma.

SÜRÜKLEMEK

Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek. İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek. Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak. Akarsu alıp götürmek. İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek. Kötü bir duruma, sona doğru götürmek.

GERMEK

Bir şeyin uçlarından veya kenarlarından çekerek gergin duruma getirmek. Kol, bacak, uzatmak. Gergin bir şeyle örtmek. Gergin duruma getirmek, gerginlik yaratmak, sinirlendirmek.

TARTAKLAMAK

Çekerek ve iterek hırpalamak.

SÜRÜMEK

Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek. Hafif bir şeyi sürüklemek.

DİDİNMEK

Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak.