Kelimeler arşivi içinde; sonunda "edinme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu edinme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında edinme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde edinme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EDİNME
EDİNME
Edinmek işi, kazanma, iktisap.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDİNME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ITTILA
Bilgi edinme.
BİLME
Bilmek işi. Bir şeyin ne olduğunun bilincine varma. Bilgi edinmenin gaye ve sonucu.
AYDINLANMA
Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.
ATLANMAK
Ata binmek. At edinmek. Atlama işi yapılmak.
AYDINLANMAK
Aydınlık olmak. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.
İMRENMEK
Beğenilen, hoşlanılan bir şeyi edinme veya bir yiyeceği yeme isteğini duymak. Beğenilen bir kişi veya şeye benzemeyi istemek, gıpta etmek.
İKTİSAP
Kazanma, edinme, edinim.
KAZANMAK
Kazanç sağlamak. Tutulmak, yakalanmak. Çıkmak, isabet etmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Kendinden yana çekmek. Edinmek, sahip olmak. Yenmek, galip gelmek.
KOLTUKÇULUK
Koltukçunun yaptığı iş. Yüze karşı övmeyi huy edinme.
İMREN
Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği, gıpta.
MERAK
Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. Kaygı, tasa. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği. Düşkünlük, heves.
BİLİM
Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
DERİNLEŞMEK
Derin duruma gelmek. Bir konuda köklü, sağlam bilgi edinmek, bilgisini genişletmek. Ses kaynağı uzaklaşarak az duyulur duruma gelmek.
EDİNİLMEK
Edinme işi yapılmak.
DUYMAK
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
MALLANMAK
Mal edinmek, zenginleşmek.
ÇAPAÇULCULUK
Çapaçulcu olma durumu. Kılık kıyafete özen göstermeyişi âdet edinme.
KONMAK
Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. Koyma işi yapılmak. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. Bir şeyi emeksiz edinmek. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.
KARIŞMAK
İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek. Müdahale etmek, araya girmek. Bir araya gelmek, katılmak. Düzensiz, dağınık olmak. Bulanmak, duruluğunu yitirmek. İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek. Engellemek, araya girmek. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak.