Kelimeler arşivi içinde; başında "ecik" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ecik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ecik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ecik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ECİK
Küçük çocukları eğlendirmek için söylenen söz. Kasık. Yağmurdan ıslanmış buğday ya da arpa. Küçük çocuk. Köpek yavrusu. Tırpanın sapındaki elle tutulan ağaç kısım. Az, çok az, azıcık, biraz, küçücük. İri bulguru ayırmakta kullanılan kalbur. (Tokat).
ECİKAĞIL
Kırşehir şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ECİKLER
Bartın şehri, Kozcağız nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ECİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENEK
Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.
BULGURLANMA
Bulgurlanma işi. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı.
GECİKMELİ
Gecikmesi olan, tehirli, rötarlı.
ENGELLEME
Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.
GECİKTİRME
Geciktirmek işi, tehir.
FIKRA
Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik. Köşe yazısı. Paragraf. Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri. Omur.
GECİKME
Gecikmek işi, teehhür, rötar.
BULUT
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
GECİKİLME
Gecikilmek durumu.
ANEKDOT
Hikâyecik.
GECİKTİRİLME
Geciktirilmek işi.
GECİKTİRİLMEK
Gecikmesine yol açılmak.
BOZÜYÜK
Bilecik iline bağlı ilçelerden biri.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
GECİKİLMEK
Gecikme işi yapılmak.
ALTINTOP
Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).
DİYORİT
Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.
ERKENDEN
Erken olarak, çok erken, ercecik.
GECİKTİRMEK
Gecikmesine sebep olmak, tehir etmek.