Sonu ECELER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eceler" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eceler ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eceler olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eceler olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GEBECELER, MEMECELER

7 harfli kelimeler

CECELER, HECELER

6 harfli kelimeler

ECELER

Bazı kelimelerin anlamları

ECELER

Adıyaman şehri, Narince bucağına bağlı bir yer. Gaziantep şehrinde, Karkamış ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak ili, Beycuma bucağına bağlı bir yer.

HECELER

Bursa kenti, Orhangazi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

MEMECELER

Bolu ili, Göynük belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

GEBECELER

Afyon ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

CECELER

Antalya ilinde, Cevizli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya ili, Geyve belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında ECELER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ECELER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HECELEMEK

Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek. Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

DERECELİ

Derecesi olan. Derecelere ayrılmış, kademeli.

PERDE

Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Doğruyu görmeye engel olan şey. Seste pes perde. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri.

MAYTAP

Yandığında renkli ve parlak ışıklar saçan, şenlik gecelerinde yakılan havai fişek.

SAMANYOLU

Açık gecelerde gökyüzünde boydan boya görülen uzun, bol yıldızlı, ışıklı şerit, Gökyolu, Hacılaryolu, Hacıyolu, Kehkeşan, Samanuğrusu.

ÇİZELGE

Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.

DERECELEMEK

Derecelere ayırmak.

SEKANS

Belirli bir süre içinde arka arkaya giden şeyler, dizi. Bir bütün meydana getiren planlar dizisi. Bir melodi veya ritim motifinin gamın değişik derecelerinde tekrarı.

PERVANE

Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek. Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan.

DESTE

Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.

KEKELEMEK

Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak. Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak.

CADI

Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.

PAVYON

Bir kuruluşun, bir kurumun, bir bahçe içindeki yapılarından her biri. Geceleri geç vakte kadar açık, içkili eğlence yeri. Bir fuarda ürünleri bağımsız sergileme yeri.

MAHYA

Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılmış olan resim. Çatılarda iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm.

KUVVET

Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

REKOR

Bir spor dalında erişilmiş derecelerin en üstünü. Daha önce elde edilmemiş olan sonucu aşan yeni sonuç.

ALİTERASYON

Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.

KEKEME

Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç.