Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ecel" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ecel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ecel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ecel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ECEL
Hayatın sonu, ölüm zamanı.
MECEL
Tavşan yavrusu. Mecal, güç, kuvvet, takat.
BECEL
At, eşek gibi hayvanlarda bel soğukluğuna benzeyen bir çeşit hastalık. Bel soğukluğuna tutulmuş köpek. Tembel. Tavşan yavrusu.
MÜSTECEL
Kabul.
TECEL
Haylaz, yaramaz.
Bu bölümde tanımı içerisinde ECEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
ÇİZELGE
Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.
DERECELENDİRİLME
Derecelendirilmek işi.
CADI
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.
CİLVE
Hoşa gitmek için yapılmış olan davranış, kırıtma, naz. Görünme, ortaya çıkma, tecelli.
DERECELİ
Derecesi olan. Derecelere ayrılmış, kademeli.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
DERECELENDİRİLMEK
Derecelendirme işi yapılmak.
CEDELLEŞME
Cedelleşmek işi, becelleşme, cebelleşme.
FAHRENHAYT
Erimekte olan buzun sıcaklığını 32 °C, kaynar suyun buhar sıcaklığını 212 °C'de gösterebilecek biçimde derecelenmiş bulunan bir termometre türü.
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.
DERECELENDİRMEK
Dereceleme işini yaptırmak.
CEDELLEŞMEK
Tartışmak, münakaşa etmek, becelleşmek, cebelleşmek. Uğraşmak, çabalamak, becelleşmek, cebelleşmek.
CETVEL
Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik. Liste, çizelge.
DERECELEMEK
Derecelere ayırmak.
ÇIRAKMAN
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.
ALİTERASYON
Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.
GECE
Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb. Bu süre içindeki karanlık. Geceleyin. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.
BAĞINTICILIK
Görecelik.
BAĞINTILI
Göreceli.