Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ebat" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ebat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ebat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ebat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MÜKTESEBAT, MÜRETTEBAT
MUHASEBAT, MÜNASEBAT
MÜSTEBAT
NEBAT, SEBAT, ZEBAT
EBAT
EBAT
Boyut.
MÜSTEBAT
Olacağı sanılmayan, uzak görülen.
ZEBAT
Macun koyuluğunda, güzel kokulu bir misk.
MÜKTESEBAT
Edinilen, kazanılan bilgiler.
MÜRETTEBAT
Gemi, uçak vb. taşıtlardaki görevlilerin tümü. Bir iş için görevlendirilmiş özel birlik.
MUHASEBAT
Hesap işleri.
MÜNASEBAT
İlgiler, ilişkiler.
NEBAT
Bitki.
SEBAT
Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme.
Bu bölümde tanımı içerisinde EBAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİREŞME
Sebat.
AKAGAN
Çabuk meyleden, sebatsız, maymun iştahlı.
DİREŞMEK
Sebat etmek.
SEBATSIZ
Sebat etmeyen.
SEBATİ
Sebatlık, sözünde, kararında durma. Sebatlı, sözünde duran.
PARAKON
Sebatik veya suksinik asit ve etilen veya propilen glikol içeren yağ ve ısıya karşı dirençli sentetik kauçuğun ticari adı.
SEBATSIZLIK
Sebatsız olma durumu.
DİREŞKEN
Sebatlı.
GELGEÇÇİ
Gelip geçici, sebatkâr olmayan (kimse).
DIRIH
Sebat, ayak direme. Zayıf, kuru, mecalsiz (kimse).
BİTKİSEL
Bitki ile ilgili, bitki cinsinden olan. Bitkiden elde edilen, nebati.
DIRIK
Sebat, ayak direme. Zayıf, kuru, mecalsiz kişi. İshal: Ahmet dırığa tutuldu. Helâ. Yer, toprak: Ahmet öldü aybını dırık örttü. Sincap. Kök, temel, esas.
SEBATLI
Bir işi yılmadan sonuna kadar götüren, direşken, sebatkâr.
DUTUNMAK
Sebat etmek, tutunmak, bağlanmak. Sevmek, beğenmek, hoşlanmak. Kendini sevdirip itibar kazanmak. Rağbet etmek. Edinmek, ittihaz etmek, telâkki etmek. Tutulmak.
DABANSIZ
Korkak, çekingen, cesaretsiz. Beceriksiz, gayretsiz. İradesiz. Sebatsız, bir yerde durmayan.
DÜRÜŞMEK
Çalışmak, devamlı meşgul olmak. Çalışmak, ikdam etmek, sebat etmek, sa'yetmek. Karşı karşıya gelmek, muhasameye girişmek, çarpışmak, mücadele etmek.
DAYANIGÖRMEK
Dayanıp durmak, dayanmakta sebat etmek.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat.
DIMBIK
Sebatsız. Doymuş, şişkin, gergin.