Sonu EBAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ebat" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ebat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ebat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ebat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MÜKTESEBAT, MÜRETTEBAT

9 harfli kelimeler

MUHASEBAT, MÜNASEBAT

8 harfli kelimeler

MÜSTEBAT

5 harfli kelimeler

NEBAT, SEBAT, ZEBAT

4 harfli kelimeler

EBAT

Bazı kelimelerin anlamları

EBAT

Boyut.

SEBAT

Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme.

MÜKTESEBAT

Edinilen, kazanılan bilgiler.

MUHASEBAT

Hesap işleri.

MÜNASEBAT

İlgiler, ilişkiler.

ZEBAT

Macun koyuluğunda, güzel kokulu bir misk.

NEBAT

Bitki.

MÜRETTEBAT

Gemi, uçak vb. taşıtlardaki görevlilerin tümü. Bir iş için görevlendirilmiş özel birlik.

MÜSTEBAT

Olacağı sanılmayan, uzak görülen.

  -   -   -  

Anlamında EBAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EBAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİTKİ

Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

DÜRÜŞMEK

Çalışmak, devamlı meşgul olmak. Çalışmak, ikdam etmek, sebat etmek, sa'yetmek. Karşı karşıya gelmek, muhasameye girişmek, çarpışmak, mücadele etmek.

EDİNÇ

Edinilen şey veya şeyler, müktesebat.

SEBATİ

Sebatlık, sözünde, kararında durma. Sebatlı, sözünde duran.

DAYANIGÖRMEK

Dayanıp durmak, dayanmakta sebat etmek.

DİREŞMEK

Sebat etmek.

SEBATSIZLIK

Sebatsız olma durumu.

AKAGAN

Çabuk meyleden, sebatsız, maymun iştahlı.

DIRIK

Sebat, ayak direme. Zayıf, kuru, mecalsiz kişi. İshal: Ahmet dırığa tutuldu. Helâ. Yer, toprak: Ahmet öldü aybını dırık örttü. Sincap. Kök, temel, esas.

SEBATSIZ

Sebat etmeyen.

DIMBIK

Sebatsız. Doymuş, şişkin, gergin.

DİREŞME

Sebat.

PARAKON

Sebatik veya suksinik asit ve etilen veya propilen glikol içeren yağ ve ısıya karşı dirençli sentetik kauçuğun ticari adı.

GELGEÇÇİ

Gelip geçici, sebatkâr olmayan (kimse).

DİREŞKEN

Sebatlı.

BİTKİSEL

Bitki ile ilgili, bitki cinsinden olan. Bitkiden elde edilen, nebati.

DIRIH

Sebat, ayak direme. Zayıf, kuru, mecalsiz (kimse).

DABANSIZ

Korkak, çekingen, cesaretsiz. Beceriksiz, gayretsiz. İradesiz. Sebatsız, bir yerde durmayan.

SEBATLI

Bir işi yılmadan sonuna kadar götüren, direşken, sebatkâr.

DUTUNMAK

Sebat etmek, tutunmak, bağlanmak. Sevmek, beğenmek, hoşlanmak. Kendini sevdirip itibar kazanmak. Rağbet etmek. Edinmek, ittihaz etmek, telâkki etmek. Tutulmak.