DIRI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dırı" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. dırı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dırı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dırı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DIRIZLANMAK, DIRIHLAŞMAH, DIRIKLAŞMAK, DIRILDANMAK

10 harfli kelimeler

DIRIZLAMAK, DIRIKLAMAK, DIRILAŞMAK, DIRINDILIK, DIRIMLAMAK

8 harfli kelimeler

DIRITMAK, DIRIKMAK, DIRIŞMAK

7 harfli kelimeler

DIRIMAÇ, DIRIZLI, DIRITKI, DIRINGA, DIRIMAK, DIRIMAH, DIRILTI, DIRICIT

5 harfli kelimeler

DIRIT, DIRIL, DIRIK, DIRIZ, DIRIH, DIRIÇ

4 harfli kelimeler

DIRI

Bazı kelimelerin anlamları

DIRI

Gül fidanına benzeyen dikenli bir çalı. Kötü kalpli insan.

DIRIZLI

Gergin.

DIRIMAÇ

Sırta bağlanarak taşınan yük.

DIRILDANMAK

Gereksiz ve çok konuşmak, gevezelik etmek.

DIRIMLAMAK

Uyarmak.

DIRILAŞMAK

Darılmak, tartışmak.

DIRIŞMAK

Birbiriyle itişip kakışmak.

DIRIZLAMAK

Germek.

DIRIZLANMAK

Gerinmek, şişmek.

DIRIKMAK

Sığınıp yerleşmek, yurt tutmak: Fukara bizim yanımıza girdi, dırıktı. Koşmak, kaçmak, seyirtmek.

DIRITKI

İnce, dayanaklı olmayan (kumaş için).

DIRIKLAŞMAK

Kadınlar karşı karşıya kötü söz söylemek, sövüşmek.

DIRITMAK

Direnmek. Karşı koymak. Kovmak, başından defetmek.

DIRINDILIK

Kötü et, makbul olmayan et.

DIRIKLAMAK

İshal olmak.

DIRIHLAŞMAH

Kadınlar karşı karşıya kötü söz söylemek, sövüşmek.

  -   -   -  

Anlamında DIRI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DIRI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

ANİMATÖR

Canlandırıcı.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

ALACAKLANDIRMAK

Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.

ALDIRIŞSIZLIK

Aldırışsız olma durumu.

APSENT

Pelinle kokulandırılmış sert bir içki.

ASİLİK

Başkaldırıcılık.

AĞAÇLANDIRILMA

Ağaçlandırılmak işi.

ADLANDIRILMA

Adlandırılmak işi, isimlendirilme.

ANALOJİ

Benzeşim, benzeşme. Örnekseme. Andırışma.

ASES

Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.

ASPİRİN

Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

AKMA

Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

ATAK

Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.

ANDIRIŞMA

Andırışmak işi. İltibas. Ortak yönleri bulunan iki şey arasındaki benzeşme, analoji.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.