DIRMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dırma" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. dırma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dırma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dırma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DIRMA

Geçilemeyecek kadar sık çalılık yer.

DIRMALAMAK

Tırmalamak. Kayalık yerleri, dik yokuşu emekleyerek çıkmak. Eski türkçe tarmak: tırmalamak; tırnaklarını geçirip çekmek.

DIRMANMAK

Tırmanmak.

DIRMAN

Cin, dev. Çatıda kullanılan ve kiremitlerin altına konulan ağaçlar.

DIRMAÇ

Yünden yapılan ve insanın sırtına konulan yükün düşmemesi için koltuk altından geçirilerek bağlanan ip. Sırta bağlanarak taşınan yük. Yükün sarılıp bağlanarak sırta alınacak duruma getirilmesi. Yükün sırta alınması.

DIRMAÇLAMAK

Taşınacak yükü sırta sıkıca sarmak.

DIRMALIK

Geçilemeyecek kadar sık çalılık yer.

DIRMAŞMAK

Tırmanmak.

DIRMAÇLANMAK

Bir yük sırta iple bağlanmak.

  -   -   -  

Anlamında DIRMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALACALANDIRMA

Alacalandırmak işi.

AĞAÇLAMAK

Ağaçlandırmak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ACINDIRMA

Acındırmak işi.

ALDIRIŞSIZ

Aldırmaz, umursamayan.

ADLANDIRILMAK

Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.

AKILLANDIRMA

Akıllandırmak işi.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AĞAÇLANDIRMA

Ağaçlandırmak işi.

ALDIRMA

Aldırmak işi.

AĞILANDIRMA

Ağılandırmak işi.

ALACAKLANDIRMA

Alacaklandırmak işi.

ABANDIRMA

Abandırmak işi.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.

AĞDIRMA

Ağdırmak işi.

ADLANDIRMA

Adlandırmak işi, isimlendirme.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ALİMALLAH

Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.

ALDIRIŞ

Aldırma işi.