Kelimeler arşivi içinde; başında "dıl" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. dıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DILIKIRKMA, DILILANMAK
DILDILBAH, DILDIZBIZ, DILDIRMAK, DILLANMAK
DILLAMAK, DILDIBIZ, DILDIVIZ
DILDILA, DILISMA, DILACAN, DILICAN
DILLIĞ, DILYAN, DILKIŞ, DILLIH, DILLIK, DILKIÇ, DILPİK, DILABA, DILGIR, DILEBE, DILDIR, DILBAĞ
DILIÇ, DILLO, DILAK, DILAN, DILAP, DILLI, DILAR, DILKİ, DILIK
DIL
Geçen, sona eren, süreksiz.
DILIKIRKMA
Sığırların dilinde olan karakabarcık hastalığı.
DILDIBIZ
Düşkün, aşağılık kimse: Öyle dıldıbızların sözüne bakma. Yoksul. Saçı tamamen dökülmüş, tepesi açık kişi. Çırılçıplak.
DILACAN
Yaramaz, yerinde duramayan, hırçın kişi. Zayıf insan ya da hayvan. Cılız ot.
DILDILA
Geveze.
DILDIZBIZ
Kel, cascavlak, saçsız.
DILDIVIZ
Basit.
DILLANMAK
Asılmak. Bir şeye tutunarak sallanmak.
DILDILBAH
Çırılçıplak.
DILDIRMAK
Ne olursa hemen giymek, takıştırmak: Yazmayı başına hemen dıldırmış. Son bulmak, geçici olmak.
DILLIĞ
Kadının cinsiyet organı.
DILISMA
Tılsım.
DILLAMAK
Savurup atmak, fırlatmak. Alay etmek. Herhangi bir şeyi bir dala ya da ipe asmak: Çamaşırları ipe dılladım.
DILICAN
Canlı, enerjik: Bizim çocuk çok dılıcan. Büyük insan gibi konuşan kız çocuğu.
DILYAN
Fakir: O dılyan adama kızımı vermem.
DILILANMAK
Huysuzlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HUY
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat. Alışkanlık.
DANİŞMENT
Tanzimattan önce, kadıların yanında yetişmek üzere görevlendirilen kimse. Bilgili. Sahn Medreselerinde oda sahibi olabilen öğrenci.
DOĞUŞTAN
Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
HİLKAT
Yaradılış, fıtrat.
ARDILMA
Ardılmak işi.
ARDA
İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.
HİLKATEN
Yaradılıştan.
HARİKA
Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran. "Güzel" anlamında kullanılan bir söz. Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel.
FITRAT
Yaradılış, hilkat.
KAPALI
Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.
HALEF
Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl, selef karşıtı.
CADILAŞMA
Cadılaşmak işi.
BIZIR
Kadınlık organının üst yanında cinsel zevk duyumu noktası olan bölüm, dılak, klitoris.
HASLET
İnsanın yaradılışından gelen özellik, huy.
CİVANMERT
Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit.
FITRATEN
Yaradılıştan.
CİNSİYET
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.
DECCAL
Yalancı, fesat, dedikoducu (kimse). Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.
CİBİLLİYET
Yaradılış.