Sonu DÜŞER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "düşer" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu düşer ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında düşer olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde düşer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÜŞER

Yapılması gereken, yakışan iş.

  -   -   -  

Anlamında DÜŞER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜŞER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞINGIRDAMAK

Küçük şeyler bir yere çarpıp düşerken veya birbirine değerken çınlama sesi çıkarmak.

YERİNDE

İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

BEBİL

Nazlı: Çocuğun üstüne çok düşersen bebil olur.

DANGADAK

Ansızın. Damdan düşer gibi.

MAĞILLI

Düzgün : Mağıllı tut elinden düşer.

DOMUZCUK

Çocukların oynadığı bir oyundur. Kazılan çukur üzerine çubuklar dizilir. Bu çubukların üstünde gezerken kim çukura düşerse o domuzcuk olur. Hep birden domuzcuk diye bağrılır.

DALBAZLAMAK

Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak: Çok dalbazlayan ya kele ya köre düşer. Şaşıran, zor durumda kalan kimse çare aramak.

ÖNGÜLLE

Öyle, onun gibi : Öngülle yaparsan düşersin.

KINDIŞLAMAK

Çok incelemek : Çok kındışlayan ya kele düşer ya köre.

KÜTÜRDEK

Gevrek: Kütürdek üzüm. Sert, dolgun (üzüm ve benzerleri için). Az yüksekten düşerek akan suyun yeri.

KÖSTEKLENMEK

Ayağına köstek vurulmak. Ayağına bir engel takılarak düşer gibi olmak veya düşmek. Bir iş yürümez duruma getirilmek, engellenmek.

HALHALI

Geniş, bol: Bileziğin halhalı, düşer.

LAKKADA

Birdenbire, damdan düşercesine.

LAKKADAK

Birdenbire, damdan düşercesine: Lakkadak söze karıştı.

CEZALET

(Divan edebiyatı terimi) Bazı kelimelerin kulağa kuvvetli gelmesi hali. Sözcüklerin, savaş ve benzeri konulardaki sertliğe -sesleriyle- uygun düşerek kulağı okşamaları: / Kemend-i can-gündazı ejder-i kahrolsa cellâdın / Müreccahtır yine bin kerre zencir-i esaretten (Namık Kemal).

IŞIKLAMA

Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi.

ÇANGIRDAMAK

Düşerek veya birbirine çarparak gürültü çıkarmak.

DOĞUZCU

Soğuktan vücudunun ısısı düşerek donan kişi. Soğuk algınlığı.

CUMBURLUP

Suya düşerken, dalarken çıkan ses için.